Ana-Baba Olma Sanatı

Suna Kızılırmak yazdı…

bababa

Malumunuz geçtiğimiz günlerde kapitalizm getirisi, göz boyayıcı sözde ‘Babalar Günü’  kutlamaları adı altında para harcama şenliğine maruz kaldık. Güne dair, konuyla alakalı bir iki şey diyeceğim, bir kaç cümle yazacağım. Yazacağım.. Diyeceğim.. Söyleyeceğim.. de olmuyor bir türlü çıkmıyor. Ama becereceğim bunu, elbet kendi dilimce… Olan sarılsın, olmayan avunsun elde olanlarıyla. Kimse kimsenin yerini bir başkasıyla doldurmaya kalkışmasın.

Devamını oku

Fotoğraf Okumaları/Foto Terapi

Sacit Türker yazdı…

images.png

‘Dalgın olduğumu söylüyorsun ya.

Evet biraz kırgın, epey üzgün ve tarifsiz yorgunum…

Sonra bilmeni isterim; artık önemli cümleler de kuramıyorum Maide!’ dedi.

‘Epeydir noktalama işaretleri de silgi de kullanmıyorum. Bildiğin düz süküt ediyorum sayfalar boyu.

Okuyanı da seyredeni de yormuyor.’

hüzün

Devamını oku

Ba’de Harabi’l-Basra

Rahmi Şeyhoğlu yazdı…

ort.jpg

Ba’de Harabi’l-Basra (basra harap olduktan sonra demek yani olan olduktan sonra) tarih ne işe yarar? Bizim memlekette diye başlayan cümlelerden pek hazzetmem ama şimdi elzem oldu. İlber Hoca’nın “Bizim memlekette tarih ne okunur ne de bilinir.” sözü sondaki noktasına kadar tartışılmaz bir hakikat. Etrafınıza bakarsanız her yer tarihtir ve herkes tarih konuşur ve de her meselede tarih bilmek zaruret olur. Amma ve lâkin, ne doğru dürüst bilen ne de konuşan pek çıkmaz. Ayrıca sağcılar gururlarını okşamak ve kitlelere gaz vermek için, solcular da genelde kötülemek için tarihe sarılırlar. İki tarafında tarihi ne bilgiye ne de ciddi kaynaklara dayanır. Tamamen ideolojik ve de genelde uydurmadır. Pek az bir kesim istisna; onlara da pek kulak veren olmaz.

Devamını oku

Dine Karşı Din

Altay Ünaltay yazdı…

sosyal darvinizm.jpg

Darwinizm Batı muhafazakârlığının sıcak çatışma noktalarından biridir. Yıllardır ABD‘nin birçok eyaletinde “okullarda Darwin’in evrim teorisi mi okutulsun; yoksa yaradılış teorisi mi okutulsun” tartışması sürer, yargıda davalar açılır; karşıt görüşün yasaklanmasına çalışılır; tartışma bitmez.

Ancak kapitalist ve zengin Batı, özellikle de Amerikan muhafazakârlığı, Darwin ile görünüşte sorunlar yaşarken, 20. yy. başında sessiz sedasız ondan türeyen bir başka felsefe ile hiç sorunsuz uyuşuverdi: Sosyal Darwinizm.

Devamını oku

Polisiye Üzerine Tezler

Sadık Yemni yazdı…

polisiye.jpg

Polisiye benim için 2S merkezli bir elipstir. Suç ve Sır. Suç ve Sır merkezli bir geometrik cismi düşünmemin nedeni, suçu kimin (kimlerin) ve neden işlediğini bulmak için tümdengelim muhakemeyi, akıl yürütmeyi temsil etmesidir.

Kurgusu iyi çatılmış polisiyede okur kendi de detektife, araştırmacıya paralel akıl yürütür ve bazı sonuçlara varır. Oturduğu yerden yer yer risk taşıyan bir vakayı adeta yaşar gibidir. Dozunda verilen heyecan 2S merkezli elipsin içini dolduran, adeta çeperlerin içeri göçmesini ve şeklin deforme olmasını engelleyen bir öğedir. Heyecan her ortamda yetişen bir bitkidir, ama bence en çok etki yaptığı alan olayların sıradan insanların, günlük hayatın içinde seyrederken beklenmedik şeylerin vuku bulmasıdır. En inandırıcı ve dolayısıyla heyecanı bol öyküler bazı istisnalarıyla ortalama hayatların ortamında salınır.

Devamını oku

Habermas Üzerinden Osmanlı’yı Okumak

Nilgün Çelebi yazdı…

habermas

Habermas denince vurgulanması gereken çok önemli bir tespit de şudur: Malûm Marx, çok kabaca özetlersem, alt-üst yapı’dan söz eder. İdeoloji ve politik olanı üst, ekonomiyi alt yapıya yerleştirir. Tilmizleri ise meseleyi daha şematikleştirerek, ki böylece kestirmeden öğrenilmesi daha kolaydır, alt yapının belirleyici, yani determine edici, üst yapının ise alt yapıyı etkileyici olduğunu söylerler. Yine çok kabaca, Avrupa komünizminin teorik seviyedeki temsilcileri diyebileceğimiz başta Althusser, Gramsci gibi adlar bu kaba ayrımı rafineleştirmek istediler. Üst yapıdaki ideolojik ve politik düzlemi ayrıştırdılar. Böylece triplex bir model kurdular. Althusser‘in Devletin İdeolojik Aygıtları, Gramsci ‘nin hegemonya kavramlaştırmaları bu bağlamda anlam kazanır.

Devamını oku

Kentli Müslümanlık

Vedat Kahyalar yazdı…

mekke.jpgPeygamberimizin vahiyle tanıştığı Mekke‘de; İslâmı tanıtma, yayma dönemi 13 yıl sürmüştür. Bu 13 yılda öncelikle iman, tevhid, şirk, adalet, zulüm, ahlak olmak üzere, ilk Müslüman olanlar o günün şartlarında bilgilendirilmiş ve eğitilmiştir. Büyük baskı ve mahrumiyetlere uğrayan Peygamber ve ilk Müslümanlar, bu ağır süreçte teslim olmayarak, İslam dinini, Kuran’ı öğrenerek ve uygulayarak kendilerini geliştirmişlerdir.

Devamını oku

Cümle Yüklemiyle Anlamlıdır!

Asiye Türkan yazdı…

konuş

Bir cümlenin oluşumunda en önemli öge özne ve yüklemdir. Arada kalan yardımcı ögeler ise mesajın anlaşılması için kullanılan eklerdir. Kimi, neyi, kime, kimde, kimden, nereden, nereye, nasıl, ne zaman, ne kadar, neden, kimin için gibi sorulara cevap bulmak için yardımcı unsurlardır. Ne kadar bu sorulara net cevap verilirse anlaşılmak kolaylaşır.

Devamını oku

%d blogcu bunu beğendi: