Efsaneleşen Türk Güreş Edebiyatı: Aliço’nun Son Güreşleri

Sinan Terzi Pehlivan ‘Aliço’nun Son Güreşleri’ kitabıyla Kel Aliço’yu andı…

k_03133401_19-9-hObCmOz
Soldaki Güreşçi Kel Aliço

Güreş edebiyatı nedir? Sporun, güreşin hele hele yağlı güreşin edebiyatı olur mu? Öyle tahmin ediyorum ki bu hamur çok su götürür.

Jean Paul Sartre ‘Edebiyat Nedir’ kitabında sorduğu soruya üç başlık altında cevap arar. Sırasıyla ‘yazmak nedir, niçin yazıyoruz, kimin için yazıyoruz’. Elbette edebiyatı tanımlamak, çerçevesini, ilgi alanlarını belirlemek konusunda başka birçok mütefekkir, yazar, kalem erbabı fikirlerini söylemişlerdir. Tarih boyunca kelimeler insanların onlara yüklediği anlamlara göre mevzi kazanmış, anlam kaymasına uğramış hatta biçim değiştirmiştir. Edep ve edebiyat kelimeleri de bundan beri değildir. Köken olarak Arapça olan edep kelimesi başlangıçta davet anlamında kullanılırken, zamanla güzel ahlak iyi huy anlamlarını kazanır. Edebiyat ise güzel söz söyleme ve latif ifade etme ile ilgili her türlü çalışmanın genel adı olarak kabul görmüştür. Günümüze gelindiğinde ise edebiyat; tarihsel, sosyal ve kültürel ögelerden yola çıkarak, dille gerçekleştirilen güzel sanat etkinliklerine ve eserlerine verilen genel addır.

Başa dönecek ve güreş edebiyatı olur mu sorusuna dikkati teksif edecek olursak; fantastik, gotik, divan, halk, iktisadi edebiyat gibi türlerin olduğu yazın faaliyetleri içerisinde güreş edebiyatına neden yer olmasın gibi bir tez geliştirilebilir. Bunun için yeterli tarihi arka plan, yeterli miktarda sosyal ve kültürel öge mevcuttur. Yağlı güreş ve hatta minder güreşi aydın ve elit zümre için genel olarak pek bir mana ifade etmese de Türk milleti yüzyıllardır bu spora karşı alakasını asla kaybetmemiş ve bu ilgi günümüzde artarak devam etmektedir.

Osmanli-gures-Wrestling

Yağlı güreşlerin yazın tarihimize girmesi, güreş meydanlarındaki cazgırların dilinden matbuata aktarılması 20. Yüzyılın başlarına tesadüf eder ülkemizde. Cambazcıbaşı Tevfik Bey, Eşref Şefik, Murat Sertoğlu, Ali Gümüş, Halil Delice ve elbette M.Sami Karayel gibi isimlerin önderliğinde filizlenen, serpilen tür yakın tarihe kadar gazeteler de demirbaş olarak kendine yer bulmaktaydı.  Hala da çeşitli ulusal ve yerel gazetelerde devam etmektedir. İşin kitap boyutuna gelmesi ise yine gayretkeş birkaç insanın çabalarıyla olmuştur. Bizim konu edeceğimiz kitap ise M.Sami Karayel’in ‘Aliço’nun Son Güreşleri’ eseridir.

M.Sami Karayel 1890’da Kastamonulu bir ailenin oğlu olarak İstanbul’da doğmuş, sırasıyla Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Milli mücadele günlerini yaşamış neslin mensubudur. Çeşitli devlet kademelerinde yaptığı görevlerin yanı sıra, beden eğitimi öğretmenliği ve Türkiye’deki izcilik faaliyetlerindeki kurucu olarak üstlendiği rollerle ön plana çıktığını görüyoruz. Kitapta yer alan pehlivan tefrikaları ise Mart 1940 ile Kasım 1940 arasında Yeni Sabah gazetesinde yayımlanmıştır.

Yayın dünyamıza yakın zamanda katılan Historia Yayınları tarafından Ludus dizisinin ilk kitabı olarak okuyucu ile buluşan ‘Aliço’nun Son Güreşleri’ eserinin M.Sami Karayel’in akıcı, heyecanlı ve bilgilendirici üslubu ile güreş sporu ile hiç bağı olmayan okuyucuların bile alakasını cezbedebileceği katidir. Bu noktada yayına hazırlayan Oğuzhan Murat Öztürk’ün de emeklerinden mutlak surette söz edilmelidir. Zira gazete de tefrika edildiği dönemde yer yer mürettip hataları, gün ve sayı atlamalar, mükerrer numaralandırmalar tek tek elden geçirilip düzenlenmiş, yayın sırasına göre başlangıçlarındaki ilk harfler koyultularak, tefrikanın künyesi dipnotlarda verilmiştir. Günümüzde kullanımı azalmış kelimelerin karşılıkları yine dipnotlarda yer almıştır. Böylelikle sayfa sonlarındaki izahlarla akıcılığından hiçbir şey kaybetmeden keyifli bir okumaya imkân sağlanmıştır. ‘İz Bırakan Türk Pehlivanları’ üst başlığı ile çıkan kitapta sadece Aliço’dan değil devrin diğer namlı pehlivanları Kara Ahmet, Koca Yusuf, Adalı Halil, Yörük Ali, Kavasoğlu gibi devlerden de tribünden seyrediyormuşçasına bir coşkuyla söz edilmiştir. Halis Türk sporu olan yağlı güreşlerin hak ettiği yeri bulması noktasında bu hizmetleri nedeniyle M.Sami Karayel’i rahmetle anarken, Historia Yayınları nezdinde Oğuzhan Murat Öztürk’e şükranlarımızı sunuyoruz.

alico-nun-son-guresleri211667b5569ac56a5a56b8200876fea3

Sinan TERZİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s