Ahlakı Yitmiş Müslümanlık

Muaz Ergü yazdı…

emevi cami

Nurettin Topçu “Türlü sefaletlerle ihtirasların parça parça böldüğü hasta bir vücudu andıran İslam dünyası, en bedbaht devirlerinden birini yaşıyor ve her İslam memleketinde ruhlar birbirinden ayrılmış, birbirlerine saldırıyorlar. Her sene yüzbinlerle ziyaretçi ile dolan Kâbe’nin etrafında ruh birliği ve beraberliği meydana gelemiyor. Bunun sebebi ne siyasi, ne iktisadi, ne de esasında ilmi ve fikridir. Bu halin sebebi, İslam’ın temeli ve Kur’an ‘ın özü olan ahlakın kaybedilmiş olmasıdır. Bugünkü Müslümanlar, birtakım geleneksel hareketleri dikkat ve titizlikle yapmaktan başka endişesi olmayan, ilkçağın ve ilkel devrin sihirbazlarını andırıyorlar.” der.

Düşünen, akleden beyinlerde, hisseden gönüllerde bomba etkisi yaratması gereken sözlerdir, bu sözler.  Yıllarca evvel söylenmiş olmasına rağmen ne yazık ki tam da bugünü resmediyor. Ahlaklı yaşama, düşünme, hissetme bağlamında demek ki Müslümanlar hiçbir aşama kaydetmemiş. Evet, hepimiz Müslümanız diyoruz göğsümüzü gere gere. Hatta Müslümanlığımızı diğer insanların gözüne gözüne sokuyoruz. Müslümanlık yarıştırıyoruz… İnsan tekleri olarak en iyi Müslümanın kendimiz olduğu kuruntusundayız. Bu insan teklerinin meydana getirdiği toplumlar bırakın Müslümanlığı çoğu zaman asgari insanlıktan bile uzaklaşmış halde. Her işimizde her türlü hile, hurda, yalan, dolan, dolap, dümen, tezgâh…

Hırslarımızı, komplekslerimizi, nefretimizi, başarısızlıklarımızı dinle maskeliyoruz ve bütün bu olumsuzluklarımıza meşruiyet zemini sağlıyoruz. Bütün insanlığa rahmet olarak gönderilmiş din elimizde, dilimizde kocaman bir gazaba, acımasız bir nefret söylemine dönüşüyor. Modern zamanlarda tutunamamanın, taşralılıktan kurtulup şehirli olamamanın, büyük insanlık ailesine katkı sunamamanın sancısıyla kıvranıyoruz. Sancılarımızı dindirmenin yollarını aramak yerine kendimizi saçma saçan hurafelerle, asılsız rivayetlerle, bomboş nakillerle avutuyoruz. Hz. Muhammed’in yarı aç yarı tok gezip duran, öfkelerini bayraklaştıran, sürekli birbirleriyle savaşan o bedevilerden bir ümmet doğuran öğretileri, tavsiyeleri, nasihatleri, uyarıları günümüz Müslümanlarına etki etmiyor maalesef. En çok da ben en iyi Müslümanım diyenler Muhammedi ruhun uzağında… Konuşmalarına, sohbetlerine ayetle başlayanların sözlerini ayetle bitirenlerin hayatı uymuyor Kur’an ve sünnete…

bedevilik

Dinimiz var, Müslümanız ama ahlakımız yok. Sosyal hayatımız yozlaşmış… Bedenen İslam sınırlarındayız ama zihnen sürekli eleştirip, insan yerine koymadıklarımızın dünyasındayız. Batı’dan söylemsel olarak nefret ediyoruz ama sınırlar açılsa, kapılar serbest bırakılsa İslam diyarlarında adam kalmayacak. Suriyeli mülteciler bile o kadar engellenmelerine ve aşağılanmalarına rağmen Avrupa ülkelerine gitmek istiyor. Biz burada kim daha Müslüman kim daha az Müslüman onun tartışmasını yapıyoruz. Sosyal medya en ehl-i sünnet en sapık âlim afişleriyle dolup taşıyor. Onu okumayın bunu okuyun… Sansürün en âlâsı… İman etmenin, teslimiyetin tadını alamamış, tenine merhametin, tevazuun ipekten yumuşak rüzgârı dokunmamış dindarların dünyaya kara bir öfkeden ve zembereğinden boşanmış bir nefretten başka verebileceği, sunabileceği bir değer var mı? Birey olarak imanı tecrübe edemeyen, inanmanın tekliğini hissedemeyen, dini adeta toplu üretim tezgâhına dönüştüren ve farklı tecrübelere düşmanca yaklaşan, kendini tanrının yerinde gören, siyasetini akideleştiren zihinlerden etik, estetik nasıl sadır olsun ki?!

Ahlakın olmadığı, insana gerçekten değerin verilmediği, müntesiplerini birer istatistiki veri olarak gören cemaatlerin, camiaların olduğu yerde düşünce de olmaz, inanç ta olmaz, kavrayış ta olmaz, düzende… Birlik ve beraberlik hiç olmaz. Sadece bir ve beraber gözüken ama menfaatler söz konusu olduğunda birbirinin omzuna basıp yükselen şuursuz, görgüsüz bir güruh olur. Sürekli arkasını kollamak zorunda olan ve ruh sağlığı bozulan insanlar… Maneviyatı tükenmiş, ruhu can çekişen huzursuz kalabalıklar… Bütün Müslümanların eşit, bazı Müslümanların daha eşit olduğu bir dünyada ümmet ruhundan nasıl bahsedilebilir?!

merhamet

İslam usule, şekle verdiği değerden daha fazlasını esasa, öze verir. Din paket bir program gibi insan zihnine yüklenemez. Bütün insanları bir kitle olarak hizaya dizmez. Sığlık, düzeysizlik imanın ikliminde barınamaz. Gerçek inananlar derin insanlardır. Düşüncede, duyguda, yaşamda… Hayatın her alanında derin ve titiz yaşar. Yoğun… Sizin örtünmeniz, giyinmeniz, konuşmanız değil kalbinizdir önemli olan. Allah kalplerdedir ve kalplere bakar… Kirli kalplere, kalplerini kirletenlere uğramaz. Ne diyor Muhammed’ül-Emin: “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Ama o sizin kalplerinize ve içlerinize bakar.” Ya da Hz. Ali: “Elbise ve süslenmelerle elde edilen dış güzellik kalıcı güzellik değildir. Asıl güzellik ahlak ve davranış güzelliğidir ki, onun sahibini hem imanlı çevresi hem de Yaratan’ı sever.”

Müslümanlığı kuru, ruhsuz fıkhi kaidelere, şekil şemaile mahkûm etmek hataların en büyüğü. Din geometrik formüller, insanlar çözülmesi gereken bir problem değil. Yaşayan, hisseden, coşan, durgunlaşan, susan, şakıyan bir canlı. Yaratılmışların en şereflisi… Allah inancı insanı hür kılan ve kurtuluşa götüren yegâne tutamak. İnanmak insanın hayatını cehenneme çevirmek ve onu köleleştirmek anlamına gelmez. Bugün ne yazık ki din de insanların çığlık çığlığa yaşadığı bir zindana dönüştürüldü. Önderler, âlimler de birer gardiyana. Sohbetlerde, öğretilerde, tavsiyelerde her şey var ama insan yok, insanlığa dair bir şey yok…

Din, doğa bilimleri gibi insanı çeşitli kategorilere ayırmaz. Bölüp, parçalamaz. Bütünsellik içinde ele alır. Parçalanmış insanı bütünleştirir. Büyük bütünün içine dâhil eder. Yaşam da ölüm de ahlak da hareket de teori de pratik de bütünsellik içindedir. İnsan Müslümansa ahlaklı olacak, yoksa kendini gözden geçirecek. “Neyi kaybettiğini hatırla”yacak. Yoksa bedeni Müslim hayatı Gayr-i Müslüm yaşayıp gider. Korkunç bir bölünme!…

acıma

Muaz ERGÜ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s