Eskiyen Zaman, Eskimeyen Çocukluğum

Sabriye Cemboluk yazdı. Almanya’dan…

child-people-boy-kid-weather-rain-164211

Geldik kışın ilk, bu yılın ise son ayına. Kış demek, yağmur, yağış, soğuk demek. Eskiden de böyleydi. Hatta evlerimizde kaloriferler, doğalgazlar yoktu. İşlerimize ve okullarımıza yürüyerek gidip gelirdik. Birçoğumuzu anneleri sobanın yanına koydukları leğenlerde yıkarlardı. Bir çift sağlam kışlık ayakkabı her çocuğa nasip olmazdı. Paltolar, ceketler kızlara annelerinin eski mantolarından, erkeklere babalarının eski ceket ve paltolarından dikilirdi.

leğen-içinde-yıkanmış-nesil_412207

Bu mevsimde çarşıda pazarda patlıcan, biber, domates gibi yaz sebzeleri olmaz, herkes evinde lahana, pırasa ve ıspanak pişirirdi. Kuru fasulye, nohut, mercimek, tarhana, bulgur, erişte fakir yemekleriydi ama her sofrada bereket vardı. Et yok, tavuk, balık yok diye ağlanmaz, önümüze ne konursa onunla karnımızı doyururduk. Kışlık elbiselerimiz ve pijamalarımız Sümerbank dokumalarından olur, yazı serin tutan basmalarla, kışı sıcacık tutan pazen ve divitinlerle geçirirdik. Türkiye’nin en büyük tekstil markası Sümerbank’tı. Yabancı marka bilmezdik.

yerli

Aralık ayında okullarda mutlaka yerli malı haftası kutlanırdı. Bankalar kredi kartları ile daha çok borçlanmaya değil, kumbaralar dağıtarak tasarruf etmeye, ayağımızı yorganımıza göre uzatmayı teşvik ederlerdi. Benim ilkokul anılarım arasında yer alan bu mütevazı yerli malı haftası kutlamalarında ne güzel azla yetinmeyi ve kardeşçe paylaşmayı öğrenirdik. Edirne’ deki Kurtuluş İlkokulunda aklımda kalanlar böyleydi. Trakya’da narenciye, portakal, mandalina yetişmezdi. Onlar Akdeniz ve Ege Bölgesinin ürünleriydi. Fındık Karadeniz Bölgesinde boldu ama bizde azdı ve pahalıydı. Onun için bölgede yetişmeyen meyve ve çerezler az olurdu. Bir defasında getirilen fındıkları öğretmenimiz saymış, kişi başına iki tane düşmüştü. Kimse itiraz etmedi. Gene portakal ve mandalinalar da ucuz sayılmadığından her birimize birer tane düşmediği zamanlar olurdu. Onu da azar azar paylaşırdık.

yoksul

Birlikte az yerdik ama paylaşarak, huzurla, mutlulukla yerdik. Her şeyimiz az ama bereketliydi. Galiba sevgiler, saygılar hatta edep hayâ bile bereketliydi. Herkese yetecek, toplumu sevgi ve saygı içinde bir arada tutacak kadar vardı. Genç kızların genç delikanlıların yüzleri kızarırdı, utanmak denen bir şey vardı.

Aralık ayı ve yağmurlu hava bana nedense bunları düşündürdü. Sizin de benzeri yaşanmışlıklarınız varsa, anıların sıcaklığında mutluluklar…

1209276_o2fe3

Sabriye CEMBOLUK

Eskiyen Zaman, Eskimeyen Çocukluğum” için bir yanıt

  • Cok tesekkür ederim Muaz kardesim. Umarim okuyanlarimiza da animlar arasinda bir gezi yaptirmayi basaririz. Herkese Keyifli okumalar dilerim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s