Orta Asya’nın Merkezinde…

“Masalcı Dede” Yücel Feyzioğlu’nun Hindistan gezi notları… Hindistan’ın hem acıtan hem hayran bırakan dünyasını yazdı Feyzioğlu.

mandava
Mandawa İpekyolu üzerinde bir kervansaraylar kenti. Bir zamanlar Hindistan‘ın zenginleri burada oturuyordu. Şimdi harabe. Sadece yoksullara mekan olmuş.

Yeni Delhi‘den yola çıkıyoruz, Mandawa’yı göreceğiz. Yeni Delhi’yi daha sonra döndüğümüzde anlatacağım. Şehirde ve yollarda öyle yoksulluk var ki, kavraması güç. İnsanlar bir deri bir kemik. Utanıyorum. Bunlardan masal ve efsane derlemek bana pek romantik görünüyor. Onların yoksulluğu karşısında biz bey saraylarında ağırlanıyoruz. İnsanların yüzüne bakamıyorum. Yolda durduğumuz an çocuklar kadınlar çevremizi sarıp avuç açıyorlar. Rehberimiz Rajdeep Singh: “Sakın vermeyin,” diyor, “eğer birine para verirseniz ötekiler üstünüze hücum edecek.” Halkın yüzde 69’u günde ortalama iki dolardan az kazanıyor. Bunların yarısı ise sadece günde 1,25 dolar. Dünyanın en yoksul ülkesi. Bu yoksulluğun en şiddetlisini ise kadınlarla çocuklar yaşıyor. Sayıları 800 milyon. Rehberimiz Rajdeep Singh hikaye ederek bilgi veriyor: “Yılda 15-16 milyon çocuk doğuyor. Okul çağında 480 milyon çocuk var. 14 yaşına kadar okul zorunlu ama, bunların sadece 120 milyonu okullara gidebiliyor. Hem de rüşvet verebilenlerin çocukları. Gerisi okulsuz. Yılda okul çağı gelen 15 milyona okul hazırlamak, öğretmen yetiştirmek bu şartlarda mümkün değil.” Kızların yüzde 45’i çocuk yaşta evlendiriliyor. Gerek Hindularda gerek Müslümanlarda kadının bir değeri yok. En büyük inanç grubu bunlar. Herkes iki üç kadınla evlenmek istiyor, ama karısı hamile iken ultraşal yaptırıp kızları aldırıyorlar. Kadınların sayısı yüzde iki daha az. Ultraşal yaptırmak yasak edilmiş. “Ama kim dinler,” diyor rehberimiz.

images

ÜÇ KUŞAK ÖLDÜRÜLEN POLİTİKACILAR

gandi

Büyük reformlar yapmak isteyenlerin üçü de vurularak öldürülmüş. Mahatma Gandhi, İndra Gandhi ve oğlu Rajiv Gandhi. Bunlar aynı aileden üç kuşak büyük demokratlar. Birçok reform yapmışlar. Aile planlaması da bunların içinde. Ama başarılı olamamışlar. Oğul Rajiv Gandhi ülkenin en uç noktalarına ulaşacak olan memurları, öğretmenleri görevlendirmiş. Reformun daha da anlaşılır olması için resimli plakatlar asılmış, dağıtılmış, halk okur yazar olmadığı için bu resimleri yanlış anlamış. Tutuculukta birbiriyle yarışan, zaman zaman da kapışan Hindularla Müslümanlar “ahlaksız resimler” diye ayaklanmış. Rajiv de öldürülmüş. Acı öyle büyük ki, yüreğiniz sıkışıyor. Bugün hâlâ halkın yüzde 66’sı okur yazar değil… Oysa sınırın öte tarafı Çin’de birçok sorun çözülmüş gibi görünüyor. Nüfus planlaması, işsizlik sorunu, ortalama bir gelir vs. “Sorunu çözmek için ille de otoriter olmak mı gerekiyor?” diye düşünen insanlar var.

feyzioğlu (10)

Verimli topraklardan geçiyoruz. Her yan ağaçlık. “Çöl” dedikleri yerler bile ağaçlık. Rajdeep Singh’e: “Neden zeytin ekilmiyor buralara?” diye soruyorum. “Adet edilmemiş,” diye cevaplıyor. Üç şey dikkatimizi çekiyor. Kara kuru zayıf insanlar, yolları dolduran zayıf inekler ve çöp… Hindistan’da çöp kaldırmak adet değil. Çöpün içinde yaşıyorlar. Her yan pislik, sinek, hastalık… Birçok virüs yayılıyor, koleradan tutun tifoya kadar bir çok hastalık ve 2.7 milyon insanda AIDS var. Bunlar tedavi edilemiyor, hem mikrobu yayıyor hem de ölüyorlar. Rajdeep Singh sık sık bizi uyarıyor: “Sakın halkın yediği yerlerde bir şey yemeyin, halkın gittiği tuvaletlere girmeyin!”

feyzioğlu (14)

Utanıyorum. Hayatımda hiç bu kadar utanç duymamıştım. Beyler ve misafirler için çöplüklerin içinden bir alan açılıp çevresi surlarla çevrilmiş. Sadece orası temiz. Oralarda yiyip içip, oralarda yatıyor, yola devam ediyoruz. Sınıf farkı siyahla beyaz gibi. Şu anda Bollywood artistlerinden biri Amerikalı bir şarkıcı ile evleniyor. Düğün 345 odalı dünyanın en lüks sarayında yapılıyor. Saraya gitmek istedik, polisler üç km. ilerideki bahçe kapısından bizi içeri bırakmadılar. Kız Jodhpur’da doğduğu için düğün üç gün üç gece burada yapılacak, sonra Mumbay (Bombay) da devam edecek. Belki de 3 ay sonra ayrılacaklar. Dünyanın en yoksulları Hindistan’da olduğu gibi en zenginleri de burada.

feyzioğlu (9)

Daha çok anlatacaklarım var. İlk beş günde 50 sayfa not tuttum. Sabrınız var mı bilemem?

Mandawa’ya geleyim artık değil mi? 258 kilometrelik yolu 7 saatte geldik. Yol berbat. 16. Ve 19.yüzyıl sonuna kadar Mandawa’da Hindistan’ın en zengin tüccarları oturuyor. Hepsinin sarayı var. O saraylar şimdi boş. Kapıları kilitli. Kervansaraylar da boş, hiç birine bakım yapılmıyor. Sokak sokak dolaşıyoruz ölü kenti. Bütün saraylar bir zamanlar sanat eseriymiş. Fotoğraflarda eski haliyle yeni halini görülebilir. Sedat Yarkadaş “çok fotoğraf çek abi” dedi, çekiyorum.

Devam edecek…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yücel FEYZİOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s