Benden Selam Söyle Anadolu’ya

Alaattin Diker’den Rodos’u yazmaya devam ediyor.

murat paşa

Kanuni Sultan Süleyman‘ın 1522’de fethettiği ada, 400 yıl süren Osmanlı hakimiyetinin izlerini hala üzerinde taşıyor. Ancak adadaki Osmanlı eserleri restorasyon ve benzeri bahanelerle yıllardır kapalı tutuluyor. Rodos‘da değişik zamanlarda inşa edilen 14 cami, 2 hamam, 15 türbe, kütüphane ve adım başı çeşme bulunuyor. Turizmden yaşayan adada, Pargalı İbrahim Paşa Camisi ve Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi dışındaki bütün Osmanlı eserlerinin ziyaret edilmesine izin verilmiyor.  Pargalı İbrahim Paşa için yaptırılan İbrahim Paşa Camisi dışında ibadete açık başka bir cami yok.

Sokratus Sokağı‘nın girişinde duvara asılı haritada ismini bulduğumuz İbrahim Paşa Camii‘nin açık olduğunu Türkçe bilmeyen bir Türk’den öğrendik. Kuyumcuda karşılaştığımız ve sonra limanda yatını gördüğümüz bir Türkiyeli turiste aynı caminin yerini sorduğumuzda yüzümüze tuhaf tuhaf  bakmış, ve Burası Yunan adası‘ demişti! Aynı kişiyle limanda yatına binerken karşılaştık sonra.

thumbnail_murat reis külliyesi1

Kalesi içinde, yani Eski Şehir’de yer alan ve adanın önemli tarihi zenginlikleri arasında sayılması gereken türbeler ise kaderine terk edilmiş durumda. Osmanlı tarihi için büyük önemi olan Borazani Baba ve Canbek Giray Han Türbeleri, bakımsızlığıyla dikkati çekerken, Murad Reis Mezarlığı içinde yer alan Mehmed Şekip Paşa Türbesi yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Türbenin yıkılması, etrafına konulan demir desteklerle engellenmeye çalışılıyor.

Dar sokaklardan geçerek geldiğimiz tarihi meydanda Türk Hamamı ve Sultan Mustafa Camii bizi karşılıyor. Hamamın kitabesi sökülerek Rumca levha konmuş. Hizmete açık hamamın duvarına büyük yazılarla HAMAM yazılmış. Meydandaki tarihi çeşmenin suyu akmasada mermer işçiliği albenisiyle cezbediyor. Şehrin en büyük ve en yüksek kubbesine sahip Sultan Mustafa Camii nikah salonuna çevrilmiş durumda. Camiinin iç tezinatı gerçekten muhteşem. Son cemaat yeri yıkılmış. Osmanlı ve Arapça kitabelerin olduğu camide ki yerli süslü mihrap ve minberler, yerli mihrabın önündeki nikâh masası ve dizilmiş sandalyeler bir zamanlar Müslümanların namaz kıldığı ibadethanenin son durumunu yansıtıyor. Nikah salonu haline getirilen camiden çıkarak kendimizi tekrar Rodos sokaklarına atıyoruz.

thumbnail_Sinagog5.jpg

Şimdi ki durağımız ise İbrahim Paşa Camii. Rodos’ta ibadete açık tek camii. Neden Süleymaniye değil de sadece burası açık sorusu aklımı karıştırmıyor değil. Pargalı malumunuz Rum kökenli. Ünlü Kablumbağa Terbiyecisi tablosunu yapan ilk modern ressam (ve ilk arkeolog) Osman Hamdi Bey ile soydaş olduğu da aklımızın bir köşesinde bulunsun! Osmanlıyı anlamak öyle kolay değil yani. Müptelası olduğumuz tarihi diziler yalnızca birer kurgu ve gerçeklere ne kadar uzak.  İlkin Doğu Roma sonra cihanşümul medeniyet olgusunu çözeceksiniz Osmanlı Devleti’ni tanımak için…

İbrahim Paşa  Camii sıra sıra kafelerin dizili olduğu, oldukça rağbet gören küçük bir meydanda duruyor.  İkindi vaktine yetişmişiz. Abdest alarak üç kişilik cemaatla saf tutuyoruz. Namaz çıkışı Türkiye’den geldiğimizi anlayarak yanımıza gelen yaşlı bir amca duygulanıp ağlamaya başlıyor. Onu sakinleştirdikten sonra sohbet ediyoruz. 1974 Kıbrıs Harekatı sırasında 50 bine yakın Türkün can korkusuyla ve yok pahasına evlerini elden çıkararak Türkiye’ye göç ettiğini anlatıyor. ”Torunum şimdi Hakkari‘de asker” deyince şaşırdık. Ama Kamil Amca kendi anavatanında artık ölümü bekliyordu. Sohbetin ortasında namaz kıldıran İsmail Hoca geldi. Gümülcineli. Eşi kutsal topraklarda vefat etmiş. Cuma ve Bayram namazlarında ancak cemaat olduklarını, ve hatta son yıllarda sayıları artan Arap kökenliler sebebiyle caminin o günlerde dolduğunu belirtti. Ben, Yunan Hükümeti’nin atadığı Hocayı biraz ‘lakayd’ buldum. Eşim de kıraatını beğenmemiş. Sohbet esnasında İsmail Bey bir ara kayboldu. Meğer eşimden Avrupalılarda döviz çoktur diye para istemiş!..

thumbnail_sinagog4

Yeni hedef olarak deniz kenarını yani eski limanı seçtiğimizden, tahmini girdiğimiz sokak, belediye binasının yanından, bizi Murat Reis Camii ve Külliyesi’ne götürdü. Caminin ana kapısı kilitli olduğu gibi çevresini dolaştığımızda diğer kapılarında zincirlenip kilitlendiğini gördük. Bahçedeki otların yıllanmış görüntüsü bir kasıt ya da vahim ihmali anlatıyordu. Muhtemelen Külliye arazisinden ‘araklanmış’ yan binanın giriş kapısında ‘Rodos Müzik ve Sanat Evi‘ tabelası asılıydı. Zile bastık, kapıyı açan olmadı. Demir çitlerle örülü duvarın üstünden atlamak mümkün değil. Oğlum ‘Baba kapıyı kıracağız. Başka yolu yok!’ dedi. Paslanmış kilit bir kaç vuruşla açıldı. ‘Allah Kerim’ dedik. Barbaros Hayrettin Paşa‘nın komutanlarından Murat Reis‘in türbesini ziyaret etmeden, Fatiha okumadan Rodos’dan ayrılmak yakışmazdı bize. Çünkü Rodos’un kalbi Murat Reis türbesinde atar. Çünkü Rodos demek Murat Reis demektir. Çok yakın zamana kadar buradan geçen Türk savaş gemileri 5 pare top atarak Murat Reis‘i selamlarmış, yolcu gemilerimiz de Murat Reis‘i selamlamak için korna çalarmış.

murat reis külliyesi6i

Mezarlığın ortasında bulunan kulübeye doğru ilerledik. İçerde insan olduğunu anlayınca seslendik, çıt çıkmayınca kapıya vurduk. 50 yıldır Türbenin bekçiliğini yapan Şaban (Karkınlıoğlu) Amca davetsiz misafirlerin tedirginliği içinde kapıyı araladı. Bu sırada arkada duran karısı Süheyla Hanımın hızla başına renkli fötr geçirdiğini ve Rumca konuşmaya başladığını gördük. 79 yaşındaki Şaban amcayı eşim yüzüne gülerek konuşmaya ikna etti. Karısı ise korktuğu için bir türlü dışarı çıkmadı. Uzun süre sessizliğini koruyan Şaban amca eline teneke kutuyu alarak ağaçlardan dökülen yaprakları toplamaya girişti. Çalışırken ‘50 yıldır Türbe’de hizmet ediyorum sözleri döküldü dilinden. 50 yıl nöbet başında Mescid-i Aksa‘yı bekleyen Onbaşı Hasan‘ın öyküsü aklıma geldi birden; bir ağacın dibine çöküp ağladım Türbedar‘ın haline… Zaman ilerledikçe ve güveni arttıkça açıldı Şaban Amca. Gözlerinin önünden İtalyan ve Alman işgalleri geçti. Ama herşeyi eksiksiz hatırlayamıyordu. Türbe’nin kilitli kapısını açtırdık. Düne kadar Rodos adasının yanından geçerken Osmanlı ve Türk donanmalarının top atarak selamladığı Murat Reis’in kabri başında aziz şehitlerimizin ruhlarına fatihalar gönderdik. Bilahere Şaban amca ile mezarlığı dolaştık; yıkık dökük mezar taşları arasındakesik başlı olanları sordum. İdam edilenler’ dedi.  Biliyorsunuz, Osmanlının iki sürgün adası ardı: Kıbrıs ve Rodos. Bu kabristanda şimdi yerlerde sürünen mezar taşları adeta yaşayan bir tarih. Bu mezarlarda kimler yok ki. Osmanlı Devletine isyan eden ve sürgün edilen dört Kırım Girayı (Şahin, Fetih, Saadet, Canbek) ile bir İran Şahı(2.Safi Mirza) ve birçok Osmanlı Paşasının mezarları var.

thumbnail_murat reis külliyesi8

Kırım Hanı Türbesi‘ni mezbelelik şeklinde görünce içim sızladı. Yalnızca Osmanlı değil, insanlık mirası burada yok ediliyor. Asyalı bir kara devletinin binlerce yıllık Avrupalı deniz gücünü yenmesini içine sindiremeyen bir anlayışın izlerini yerinde gördük. Mezar taşlarının üzerinde yazılanlar Almanya’da konuk ettiğimiz Kırım Tatarlarının son lideri Mustafa Cemil beyin sözlerine bambaşka bir anlam katıyor: Hainimiz de çok, kahramanımız da”.   

Rodos’da karşılaştığımız perişanlığın bir müsebbibi de Evkaf İdaresi. Şaban Amca ve Süreyya Teyze mezarların temizliğini büyük özveriyle sağlasa da, oranın ciddi bir restorasyona ihtiyacı var. Külliyenin bazı bölümleri süreç içerisinde başka amaçlarla kullanılıyor. Örneğin, yüksek korkulukların çevrelediği bu külliyenin Haremlik kısmını Evkaf İdaresi Rumlara peşkeş çekmiş, ve biz oradayken üzerine Taverna yapılıyordu! Uzun bir süre Şaban amcanın peşine takıldık. Topladığı yaprakları birlikte bir köşeye yığdık. En rahat hatırladığı ya da unutmadığı kişi onu buraya yerleştiren son Rodos müftüsü Şeyh Süleyman Kaşlıoğlu.

rodos-muftusu-suleyman-kaslioglu-1974-de-vefat-etti

19 Temmuz 1944’te Almanlar, adaki  Yahudileri – geçici olarak başka bir adaya götürülecekleri duyurusuyla – gözaltına almaya başlar. Oysa gerçek herkes tarafından bilinmektedir. Gestapo, adadaki Yahudileri Auschwitz’deki gaz odalarına gönderecektir. Bütün bunlar yaşanırken Naziler, Rodos’ta Yahudi mahallelerini ve sinagogları bombalamaya başlar. Kutsal kitaplarını saklayacak yer arayan Yahudilerin yardımına beklenmedik birisi koşar: Rodos Müftüsü Şeyh Süleyman Kaşlıoğlu. Arasında 800 yıllık el yazması Tevrat’ın da bulunduğu onlarca Tevrat’ı konumu gereği bombalanma riski düşük olan adadaki Murad Reis Camii’sinin minberinde saklar. Unutmadan, Tevrat’ları camiide saklayan Şeyh Süleyman Kaşlıoğlu soykırımdan kurtularak Rodos’a dönebilen ve sayıları sadece 150 civarı olan Rodos Yahudilerine sakladığı Tevratları teslim etmiş. Kıbrıs Harbi’nden bir gün önce yani 18 Temmuz 1974’te son müftü, Şaban amcanın kollarında ölmüş.

murat reis külliyesi12

Feribotumuzun kalkış vakti gelmişti. Şaban amcayla vedalaştık, iki elini de öptük. Ömrüm burada geçti. Ölene kadar da bu türbenin bekçisi kalacağım derken gelecekten hiç umutlu değildi. Son cümlesi ‘Benden selam söyle Türkiye’ye‘ sayıları üç binlere inen Rodoslu Türklerin  her açıdan ilgiye muhtaç olduğunu dile getiriyordu. Çünkü, Rodos Adasına yapacağımız her ziyaret önemlidir ve anlamlıdır.  Limana doğru yöneldiğimizde, Murat Reis Camii ve Külliyesi’nin hemen karşı sokak köşesinde akmayan bir Osmanlı çeşmesine daha rastladık. Karanın iki tarafından tıpkı yengecin kıskaçları gibi duran limana geldiğimizde tüm yolcular gemiye binmişlerdi. Gümrükten hızla geçip güvertede yerimizi aldık. İçimizden el sallamak gelmedi. Şimdi bir şehir hayal edin. Hem eski hem yeni. Hem Doğu hem Batı. Hem geleneksel hem çağdaş. Ama illa ki güzel, ve bir türlü ayrılmak istemiyor insan. Rodos’u anlatmak ne kadar zor ise, gezmek bir o kadar kolay ve keyifli. Koskoca adayı tek bir yazıya sıkıştırmak olmaz elbette. Bu nedenle yalnızca “Old town yani Eski Şehir’i anlatmaya çalıştım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Önemli Not: Şaban Karkınlıoğlu 20 Şubat 2018 tarihinde 85 yaşında hayatını kaybetti. Ondan iki yıl önce de Süheyla Hanım vefat etmişti.

 

Alaattin DİKER

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s