Bugün Bile Saygı Gören Ekber Şah  Doğu Aydınlanmasını Nasıl Başlattı?

Yücel Feyzioğlu yazdı…

49085548_2405455802801180_2792193475041296384_o

Rehberimiz surların dibinden akan büyük nehir Jamuna’yı işaret ederek: Bir kış günü Ekber Şah: Kim sabaha kadar Jamuna’nın içinde beklerse benden bin altın alacak,” diye şaka yapar,” diye anlatmaya başladı. Haber alev dalgaları gibi yayılır. Bir yığın insan sarayın önünde toplanır. Herkes altınları almak istemektedir. Soğuktan korunmak için bedenlerini yağlamış, suya girmek için sıraya dizilmişlerdir. Şaka ciddiye alınmıştır. Ama beklenmedik bir biçimde o gün hava daha da soğumuş. Suya giren insanlar çok geçmeden geri kıyıya kaçarlar. Sonunda Dhobi adında cılız, kara kuru bir Hindu şafak atıncaya kadar ırmakta beklemeyi başarır. Ekber Şah Dhobi’yi divana davet eder. Yahu bu soğuk suda beklemeyi nasıl becerdin, diye sorar. Dhobi, suda beklerken sarayınızda yanan lambanın ışığına bakarak onun yaydığı ısıyı düşündüm hükümdarım, o beni ayakta tuttu, der. Divanda dinleyenler inanmazlar, Ekber Şah da bu gerekçeyi zayıf bulur ve altın vermeden Dhobi’yi evine gönderir. Vezirlerden Birbal bu durumdan çok rahatsız olur ve tek kelime bile söylemeden kalkıp evinin yolunu tutar. Ertesi gün de divana gelmez. Şah adam gönderir, pilav pişirdiğini söyleyip yine gelmez, üçüncü gün de işinin bitmediğini ileri sürerek gelmeyince Ekber Şah bizzat kalkıp Birbal’ın evine gider. Birbal’ın çatıda olduğunu söylerler, çatıya çıkar. Birbal bir tavaya pirinç ve mercimek koymuş yanmayan ocağın üstünde çevirip durmaktadır. Yahu Raya Birbal opium mu çektin, ne yapıyorsun diye sorar. O gözlerini tavadan kaldırmadan pilav pişiriyorum, der. Ateş yok ki, nasıl pişecek? Senin sarayındaki ışık yardım ederse pişecek, diye cevap verir. Ekber Şah hatasını anlayıp saraya döner, Dhobi’yi çağırtıp bin altını verir, bir de hürmet ederek evine gönderir.”

49140148_2405455502801210_682271373334151168_o

Ekber Şah’ın babası Hümayun Şah rasathane kurmuştu. Yıldızlar ve uzay ilgisini çok çekiyordu. Bizzat uzay araştırmaları yapıyordu. Dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneş etrafında döndüğünü izliyor ve biliyordu. Hindistan’da Rönesansın (aydınlanmanın) ayak sesleriydi bu. Fakat Hümayun Şah, 24 Ocak 1556 günü rasathanenin gözlem kulesinden inerken ayağı kaftanın eteğine dolanarak dengesini kaybetti ve aşağı düştü, iki gün sonra da vefat etti… Bu olaydan 85 yıl sonra 1641 yılında engizisyon mahkemesi “dünya yuvarlaktır” dediği için Galile’ye ömürboyu hapis cezası verecek ve bütün mallarına el koyacaktı.

49300536_2410898545590239_2388748148748058624_o
Hümayün Şah’ın düştüğü rasathane

Ekber Şah

Babası öldüğünde Ekber Şah daha 14 yaşındaydı. Bereket versin yanında çok zeki bir anne ve çok deneyimli bir devlet adamı olan Bayram Han vardı. Dedesi gibi çok cesur, zaptedilemeyen, disipline girmeyen, ele avuca sığmayan cevval bir adamdı Ekber Şah. 14 yaşına kadar kendisine köklü bir eğitim verilemedi. Ancak daha şah olur olmaz bilgisiz devlet yönetilemeyeceğini hemen fark etti. Bilime, bilgiye, bilge kişilere büyük bir önem vererek onları dinledi. Kitaplığında 40 bin kitap birikecek, iş dışında bütün zamanını okumaya ve öğrenmeye verecekti. Hindistan’daki inanç ve din gruplarının kutsal kitaplarını, felsefi görüşlerini, kuram ve ibadet ile ilgili ne varsa hepsini Sanskritçe’ye çevirtecek ve okuyacaktı. Bütün din ve inançlara saygı gösterecek, hepsine eşit yakınlıkta duracak, dört büyük dinden dört hanımla evlenecekti.

48971502_2405455156134578_3881969704742420480_n

Rehberimiz: “Dünyada en büyük üç imparatordan biri odur,” diyor. “Birinci imparator, M.Ö. yaşamış Kuzey Hindistan İmparatoru Aşoka Adiraja, ikincisi Büyük İskender (M.Ö.), üçüncüsü de Ekber Şah’dır (M.S. 1542-1605). Ekber Şah dönemi Hindistan’da kuruculuk ve atılım dönemidir. O her din ve inanç grubundan danışman, din adamı aldı saraya. Hepsinden vezirler atadı. Yeni kurduğu başkent Fatehpur Sikri’de divanı buluşma mekanı yaptı. Hindu, Müslüman, Hristiyan, Yahudi, Jain, Budist, Zerdüşt ve Sabilere kadar bütün inanç ve dinlerden filozofları divanda tartışmaya çağırdı, hepsine eşit davrandı. Bütün inanç grupları Ekber Şah’a sarılarak ülkenin kalkınması için seferber oldu. Başlangıçta avcılığı seviyordu. Ancak bu toplantılar sonucunda avlanmayı yasak etti, kendisi de et yemeyerek vejeteryan oldu. İslam olmayanlardan alınan cizye vergisini kaldırdı.Hindistan’ın kral ve beyliklerine saygı gösterdi, onların daha iyi yönetmeleri için kolaylıklar sağladı. Kimisini de vezir olarak atadı.” 

Fatih Şehri: Fatehpur Sikri 

49319474_2405459242800836_6804592484635639808_o

Fatehpur Sikri (Fatih Şehri)ne giriyoruz. Bu şehri 15 yılda Yeni Başkent olarak kurmuş Ekber Şah. Sarayları, gülistan bahçeleri, su kanallarıyla büyülüyor bizi. 1571 yılında buraya taşınmış ama 14 yıl oturabilmişler. Son 6 yılda yağmur yağmamış, su kıtlığı çekilince kenti terk etmişler. “Hayaletler kenti” olarak anılıyor şimdi. Daha sonra Jamuna ırmağı kıyısında Agra’da kale ve saraylar yaptıracak, Lahor’u başkent seçecektir, ama yönetim ve konut sarayları Fatehpur’da korunabilmiş. Şimdi UNESCO dünya kültür mirası. Kentin 23 km.lik surları var. Büyük bir kale kapısı çok büyük bir avluya açılıyor. Solda kabul sarayına geliyoruz. Halk burada kabul ediliyor, bayramlar burada kutlanıyor, dilekçeler burada alınıyormuş. Yerleşkenin en büyük mekanı Divanhane. Geniş toplantılar, felsefi ve dini tartışmalar burada özgürce yapılıyormuş. Divan gelişmiş bir üniversite görevini görmüş. Batıda yüz yıl savaşları yeni bitmiş otuz yıl savaşları başlamak üzereyken o burada herkesi birleştirmiş. İnanılmaz bir aydınlanma çağı başlatmış. Ne yazık ki Türk dünyası bu gelişmeyi izleyememiş. Sanki o günleri yaşıyoruz. Herşey o kadar yeni, tertemiz, pırıl pırıl… Bu kentin mimarlarına planı Ekber Şah’ın kendisi önermiş, çizdirmiş, denetlemiş, beğenmediklerini sildirmiş.

48958837_2405459466134147_801176516426727424_o

Sağ yanda tahtın olduğu imparatorluk sarayı var. Büyük bir koridordan geçilip üç odalı hazine dairesine bağlanıyor. Duvarları deniz canlılarının resimleriyle süslü… Kırmızı kumtaşından yapılmış bütün surlar ve saraylar. Çok dayanıklı bir taştır bu. Kışın soğuğu, yazın sıcağı içeri geçirmeyen özelliği var. Avlunun kuzeyindeki kocaman bir kapıdan ikinci büyük avluya geçiliyor. Burası Ekber Şah’ın oturduğu saraydır. Birinci eşi Amber bölgesi Hindu Kralının kızı Jodha Bai Hanım için yaptırılmıştır.

48982067_2405456602801100_8929798480868671488_n

Jodha Bai Sultan evlenmeden önce üç şart ileri sürmüş,” diyor rehberimiz. “1. Ben Hindu dininden dönmem, 2. Sarayda bir Hindu tapınağı isterim, 3. Başka kadınların olursa, ben sıraya koydum demeyeceksin. Ben istediğim zaman yanımda olacaksın…” Ekber Şah koca bir imparatorluk yönetiyor. Bu gibi önerilere karşı bir takıntısı olur mu? Üçünü de kabul etmiş. Kendisinden sonra gelecek olan Cihangir Şah bu hanımından dünyaya gelmiş.

49348919_2405456299467797_8283328550459670528_o

Sarayın her köşesinde bir anı, bir hikaye anlatıyor sevgili Rajdeep (Recep) Singh. Not almaya yetişemiyorum. İkinci eşi Rügaya Begüm Sultan için yerleşkenin güneybatı kanadında “Türk Sultanı Sarayı” adıyla Türk ve Fars stilinde saray yaptırmış, pencereleri cumbaları oymalı. Yanında cami var. Karşı tarafta “Miriam Sarayı” var. “Hristiyan Sultanın Sarayı” olarak da adlandırılıyor. Dördüncü eşi de Cayn (Jain) dinine mensuptur. Onların isteklerini de kabul etmiş, kendisinin hiç bir zorlaması olmamış. Gülistan Bahçelerinin gerisinde ise “Rüyalar Sarayı” var. Yalnız kalmak istediğinde bu saraya çekilirmiş. Sarayın yanındaki kitaplıkta 40 bini Ekber Şah’tan kalma ve toplam 55 bin kitap var. Rehberimiz: “Ekber Şah yalnız okuma değil, aynı zamanda müzik tutkusu olan bir imparatordu. Efsanevi Hindu şarkıcısı Tansen saray sanatçısıydı. Ekber Şah bu sanatçısının sesine vurgundu,” diye açıklıyor.

49381618_2405456419467785_3329515277002997760_n

Ekber Şah’ın yaptırdığı başka kaleleri, surları, sarayları da gezdirip gösteriyor. Hepsine yetişmemiz mümkün değil. “Bir daha gelirsem sadece bana rehberlik yapar mısın?” diye soruyorum. Rehberimiz “tabii!” diyor. O kadar çok araştırılacak yazılacak şey var ki… Neden zaman bu kadar dar, yıllar neden hızla akıp geçiyor diye insan hayıflanıyor.

“Bütün Irmaklar Okyanusa Akar”

“Bu sözler Ekber Şah’a aittir: Bütün ırmaklar okyanusa akar. Irmak ve çayları birer inanç ve din olarak yorumlar, hepsinin okyanusta birleştiğini söylerdi. Ve bütün inançları birleştiren bir din kurdu “Din-i İlahi”. Ne yazık ki tam yayılma eğilimine girdiği bir sırada Ekber Şah öldü. O temel üstünde o inanç yazık ki yavaş yayıldı,” diyor.

Türkler bu dine sahip çıkamadılar. Yine bir Arap olan Hz. Bahaullah 19.yüzyılda o dinin kuralları üzerinde Bahayi dinini yaymaya başladı. Bugün Hindistan’da 5 milyon taraftarı var. Ve dünyadaki en büyük mabedi de Yeni Delhi’de, 26 dönümlük bir bahçenin içindedir. Bizi o mabede de götürdü rehber. Bu mabet nilüfer (lotus) çiçeğinden esinlenerek tasarlanmış. Saflığın temizlik ve inceliğin simgesi olan bu çiçek Hindistan’daki ibadet ve din kavramının ayrılmaz bir parçası. Mabedi çevreleyen dokuz büyük havuz, dua salonunun, kitaplık ve büroların, konferans salonunun serinletilmesi için doğal klima işlevi görüyor.

49348415_2405461819467245_7244485358669266944_n
Bahai İbadethanesi

Ekber Şah’ın torunu Cihan Şah’ın oğlu “Bütün Irmaklar Okyanusa Akar” başlığı ile bir kitap yazıyor. Radikal olan küçük kardeşi onu ve diğer kardeşlerini öldürüyor, babasını hapsedip iktidarı nasıl zapt ediyor ve Babur İmparatorluğu’nun sonunu nasıl hazırlıyor? O da çok meraklı bir konu. Cihan Şah ile Mümtaz Mahal’in unutulmaz aşkını yazarken anlatacağım. Bilmem okumaya sabrınız olacak mı?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Yücel FEYZİOĞLU

 

One Comment on “Bugün Bile Saygı Gören Ekber Şah  Doğu Aydınlanmasını Nasıl Başlattı?

  1. Geri bildirim: Himalaya Eteklerinden Pakistan Sınırına… – Zamanın İzinde

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s