Film Değerlendirmesi: Ahlat Ağacı

Ahmet Bayraktar yazdı…

aağacı

Nuri Bilge Ceylan‘ın filmini izleme şerefine nail oldum. Bir Türk sinemasının ne kadar güzel olabileceğinin nadir örneklerinden biri olmuş. BKM’nin utangaç stand upçısı başrolde, Murat Cemcir baba, İsmail abi filmin ufak rollerinden birinde. Bu komedyenlerden dram filmi bize yabancılık çektirebilir fakat hissettirmiyorlar. Yabancısı asla anlamaz.

İlk dakikalarında film sıkıyor biraz, sonradan açılıyor. Yeni mezun olmuş sınıf öğretmenini oynayan başrol oyuncusu, tip olarak gayet yerinde, doğal oynamış rolünü. Murat Cemcir, ganyan müptelası baba ve öğretmen. Hikâye Çanakkale’nin köyünde geçiyor. Köyün imamı, imam arkadaşı ve bizim oğlan ile dini tartışmalara girdiği sahne beni en çok cezbeden yeri olmadı fakat mevzunun sunuş biçimi ve filme yedirilmesi son derece doğal, göze batmıyor. Ayetin Arapçasını dahi okudu. İmam rolündeki Akın Aksu, aynı zamanda senaristlerden biri.

Türk sinemasının dine karşı tipik ifrat-tefrit tavrından eser yok. Ne varsa o resmedilmiş. Kader, son derece insani ve entelektüel bir seviyede tartışılmış. Bizim oğlan rolün hakkını vermiş. Diğer oyuncuların performansı da birbirinden aşağı değil. En acemisinden en profesyoneline kadar insanlar rol yaptıkları hissinden azat.

ağaç

Nuri Bilge‘nin imzasının bu profesyonellikte büyük payı olduğunu düşünüyorum. Kamera açıları, hareketleri, kadraj öğeleri bana üst düzey bir yapım izlediğim hissini fazlasıyla verdi. Resim ve sinema dili başka herhangi bir yapımdan aşağı kalır bir yanı yok. Hollywood yapımlarının akışkanlığına alışkın gözlerim, herhangi bir acemilik sezmedi.

Film, kitap çıkarmak isteyen yeni mezun sınıf öğretmenimizin macerasını anlatıyor. Benzer tecrübeleri yaşamış biri olarak birine “para verir misin kitap çıkaracağım” ya da “kitabımı basar mısın” demenin ne kadar alçaltıcı, onur kırıcı bir tavır olduğunu biliyorum. Filmdeki oğlan, bu ezikliği yaşamıyor fakat. Daha bıçkın, pişkin, saldırgan bazen muhatabını profesyonel pusuya düşüren bir stili var. Kahraman biraz küstah mı yoksa cesur mu diyelim.

murat.jpg

Murat Cemcir‘in karakter oyunculuğu için ayrı bir şerh düşmek gerek. Pişkin, umursamaz, hoy hoy, kendi havasında, ailesine düşkün fakat heva hevesinin tuzaklarından kurtulamayan, ailesine sıkıntı veren, çocuğunun parasını yemekten gocunmayan bir tip oturtmuş senaristler ve Murat Cemcir de sonuna kadar hakkını vermiş.

 Beni tırmalayan bir kaç yer oldu. Baba oğul otururken babanın bir tirada kalkışması bu adamın içinden bir filozof çıktı hissini uyandırdı. Doğal olmamış. Bunu yapabilecek bir entelektüel, birikimli imajı verilmemiş filmde. Bir de dramatik öğelerin altı yeterince çizilmemiş. Oyunculuk kaynaklı değil de kurgu kaynaklı bir siliklik var. Öyle bir filmde esas oğlan eline kitabı aldığında seyirciden bir iki damla yaş dökecek kadar hüzün hakkıydı bu filmin. İMDB’de 8 üzeri aldığı not, diğer festivallerden aldığı ödüller filmin hakkı.

nuri

Ahmet BAYRAKTAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s