Dilde Sitem, Gönülde Sızı!…

Muaz Ergü yazdı…çocukÇocuk olsak yeniden ya da dönebilsek yeniden çocukluğun ülkesine. Çocukluğun, çocukluğumuzun güzel, ürkek, sakin, huzur dolu ülkesine. Huzurlu ülkesine…

Yeniden çocuk olsak. Yusuf yüzüyle bir çocukluk gülümsese dünyanın en karanlık kuyularından, zamanın zindanlarından…

Çocuk olsak. Bir telli turna havalansa çocukluğun sularından. Uçup gitse kaderimize doğru. En berrak pınarlardan seyreylesek kaderin aksini. Döne döne, dura dura… Yeniden, yine sarıp sarmalasa bizi çocukluğun o büyülü iksiri. Ademin en insan sureti…

Yeniden çocuk olsak. Bir İsmail adanmışlığı büyüse çocuk yüreğimizde. Dergâh-ı Dildar’dan gelen kutlu armağanla sevinse ruhumuz. Bir kandil gecesi bir yağmur yağsa çocukluğun şen ülkesine. Toprak koksa her yer. Simurg-u Anka kanat çırpsa yağmurun göğünde. Karanlığın en mahrem yerlerini yıkasa usul usul damlalar. Usul usul arınsak yaşamak kirinden. Bir yağmur, asude….

üüüüü.jpgBir yağmur yağsa. Melekler yağsa sonra saçlarımıza göğün yedinci katından. Kırlangıçlar konsa avuçlarımıza. Bir dua sıcaklığı sarsa bütün yeryüzünü. Çocukluğun ülkesinden dörtnal koşan atlarla gelip geçse o çocukluğun kahramanları. Süleyman kuşdilinden söylese aşkın en güzel hallerini. Davut en güzel sesiyle okusa mezmurları. Kekeme Musa dillendirse menkıbemizi. İsa’nın güzel yüzünde seyreklesek kainatı. Ebu Bekir gelse O Yüce Dost başını yine Ebu Bekir’in dizine koyup bir uykuya dalsa Sevr’de. Ali gelse sonra Hamza gelse, Battal Gazi gelip geçse yüreğimizin en çocuk yerinden. Zaloğlu Rüstem bir güreş tutsa tarihin meydanında. Hasan elini tutup yürüse kardeşi Hüseyn‘in…

Çocuk olsak. Yağmur yağsa. Bir kandil gecesinde mahallemizin camisine gitsek. Çocuk yüreğimizle yürüsek Makam-ı Mahmud’a. Ruhumuzun Miracını seyreylese mevcudat. İnsan safında, âdem saflığında safa dursak. Omuz omuza dursak safa. Şeytan, fitne fesat, firak giremese safımıza.ssss.jpgBir kandil gecesi gitsek camiye. Aşk odundan ciğeri yanan bir mevlithan başlasa mevlidi okumaya. Sakallarından nurlar dökülen piri fanilerin arasına katılsak en çocuk gönlümüzle. Seyyid-i Kainat, Hazret-i Fahri Âlem Muhammed Mustafa’nın ruhuna dokunsa yüreğimiz. İki Cihan Sultanı Refref’ine binip gelse; ne zaman kalsa ne mekân… Bilal-ı Habeşi Kâbe’ye çıkıp yeniden okusa ilk ezanını. Gönlümüzün Kâbe’sinde çınlasa Ezân-ı Muhammedi. Derunu dilden aşka gelse cümle canlar, cümle canlar aşkla dönüp dursa senin yörüngende Ya Mâlike’l Mülk.

Bir kandil gecesi….. Gayet yandığımız hararette bir cam dolusu şerbeti içsek…

Yeniden çocuk olsak!

Çocuk olsak yeniden!

Kapanır mı yara?

Diner mi sızı?

Derunu dilden çağırsak Allah’ı!…

çocukkkk.JPGMuaz ERGÜ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s