Doğu Ekpresi Macerası

Numan Koçak yazdı…doğu-ekspresi-Doğu Ekspresi Yolculuğu

Doğu Ekspresi Ankara Gar’dan başlayıp Kars Gar’da sona eren 24 saat 29 dakika olarak planlanan ve TCDD‘nin Anadolu’nun muhteşem manzaralarını sunmasını sağladığı bir dizel treni. Önceden bu yolculuk İstanbul Haydarpaşa Garı’ndan başlıyormuş. İstanbul‘dan gelecek olanlar Yüksek Hızlı Tren ile Ankara Gar’a gelip buradan yolculuğa başlayabilirler. Doğu Ekpresi Ankara’dan her gün 18:00 ve Kars’tan her gün 08:00’te hareket ediyor. Doğu Ekspresi Ankara-Kars tren yolu 1080 km uzunluğunda bir hatta sahip ve 60 civarı istasyondan geçerek Kars Tren Garı’na ulaşıyorsunuz.

Doğu Ekspresi Güzergahı

Ankara-Kırıkkale-Kayseri-Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars (1080 km)

Doğu Ekpresi Macerası

Hayatta varacağınız hedeften çok, o hedefe giden yoldan hoşlananlardansanız eğer Doğu Ekspresi tam size göre bir tercih olacaktır. Bizde öyle düşündük ve biletlerimizi aldık. Yataklı Vagon’da yer kalmadığı için Örtülü Kuşetli Vagondan biletlerimizi aldık. Biletlerinizi TCDD internet sitesinden ya da Ankara Tren Gar’ından alabilirsiniz. TCDD yataklı ve örtülü kuşetli vagonlar için evlilik şartı aramıyor fakat Kars Otelleri için rezervasyon yaptırmadan önce arayın sorun. Yolculuk yapacaklara örtülü kuşetliyi tavsiye ederiz. Biz o kompartımanı  2 kişi seyahat etmemize rağmen, 2 yetişkin 2 çocuk bileti alıp komple kapattık. Hemen hemen yataklı vagonla aynı fiyata geldi. Yataklı Vagondan tek eksiği içeride buzdolabı ve sıcak su akan musluk bulunmaması.

Salına salına gelen trenimiz saat 17:45’te 2 Nolu Peron’a yanaştı. 6 numaralı vagona geçip küçük koridordan ilerleyip 49-51 numaralı odamıza eşyalarımızı yerleştirdik. Yataklı vagon ve örtülü kuşetlide bavullar için ayrı bir yer yok yanınıza alıyorsunuz ve odanıza koyuyorsunuz. Tam saatinde yani 18:00’da tren kendine has düdüğü ve kalkış sesiyle hareket etmeye başladı.

Ankara Gar’dan hareket ederken yan perondan yolcularını alan Yüksek Hızlı Tren bizim trene bir ihtiyar gibi bakıyor ve hızla gözden kayboluyordu. Bizim tren ise ağır ağır ilerlemeye başlıyor ve upuzun yolculuğumuz başlıyordu. Ne işiniz var bu havada Kars’ta diyenlere inat masal gibi bir yolculuk başlıyordu bizim için. Kondüktör Garda bastırdığımız biletlerimizi kontrol etti ve iyi yolcuklar diledi. Bunun için biletinizi ya kendiniz yazıcıdan çıkartın ya da Gar Binasından temin edin. Kontrol işlemleri bittikten sonra kondüktör temiz nevresim ve yastık teminini sağladı. Gerçekten nevresimler ve yastıklar mis gibiydi. Gönül rahatlığıyla yatabilirsiniz. Eğer evcil hayvanınız ya da bisikletiniz var ise yanınıza alıp yolculuk yapabiliyorsunuz.

yataklı-vagon-doğu-ekspresiYemekli Vagon bizim seyahat ettiğimiz tarihlerde geçici bir süre hizmet verememekteydi o yüzden bu vagon trene eklenmemişti. Bunun için yanımıza kahvaltılık, bol bol yiyecek ve su aldık. Tren sıcaktı ve odada digital olarak ortam ısısını ayarlabildiğiniz klima mevcuttu, bu klima ile maximum 27 dereceye kadar ayar yapabiliyorsunuz. Tren o kadar sıcak oluyor ki yer yer kelebek camı açtık. Kompartımanın kapısı içeriden kilitleniyor ve sizi kimse rahatsız etmiyor. Koltuklar ranza şeklini alıyor ve insanı yormuyor.

Odada 1 adet priz mevcut. 3’lü prizinizi de yanınıza alın diğer elektronik aletlerinizi şarj etmek için. Rahat etmek için pijama ve terlikte alın deriz. Yanınıza tuvalet kağıdınızıda alın. Tuvalet ve lavabo ihtiyacı için vagonun sağında ya da solunda bulunan wc’leri kullanıyorsunuz. Yataklı vagonun tuvalet ve lavabosunu da kullanabilirsiniz. Yolculuğumuz esnasında sigara kullananlar odalarında bulunan kelebek camı açıp ya da lavaboda içiyorlardı. Koku bizim kompartımana kadar geliyordu. Trenimiz tıngır mıngır ilerlerken kitap okudum birazcık.

Doğu Ekspresi sokağa ekmek almaya çıkıp 5 dakikalık yolu 1 saatte giden, yoldaki herkesle durup konuşan ev hanımı gibidir, her yerde biraz oyalanır.doğu-ekspresi-manzaraDoğu Ekspresi’nde Yanınıza Alınması Gerekenler İçin Önerilerimiz

Yemek, kitap, müzik, tuvalet kağıdı, çöp poşeti, meyve, terlik, üçlü priz, oyun, fotoğraf makinesi, pijama ya da eşofman, sabun, diş fırçası, macun, ıslak mendil, çay, kahve, su ısıtıcı, atıştırmalık şeyler… Kars için termal giysiler, su geçirmez bot, bere, eldiven, kulaklık

Sessizlik İçinde İlerlerken

Tren ilerlerken gökyüzü açıktı ve yıldızlar gözüküyordu, ay bizi takip ediyordu. Issız yollarda tek tük ışıklı evlerdeki yaşayan insanların hikayelerini hayal ederek ilerliyordu tren emin adımlarla yoluna… Tren bir sağa bir sola kıvrılırken en öndeki vagonu bile görüyorsunuz. Soğuk demir yolcularıyla adeta ruh buluyor. Tarihe, doğaya, zamana direnen bu hat, bir yolculuk olmaktan çok bir maceradır.

Tren saat 23:10 civarında Yozgat’ın Yenifakıllı İlçe’sinden geçerken ranzaları indirdik, kondüktörün bize verdiği nevresimleri serdik, gece lambasını yaktık ve dinlenmeye çekildik. Sabah güneşin doğuşunu seyretmek için erken kalkacaktık. Alarmınızı planladığınız saate göre kurun ve güneşin doğuşu sırasındaki o kızıllığı kaçırmayın. Şehir gürültüsü yok, sıkışıklık yok, araba kornası yok, dinlenmek isteyenler için güzel bir fırsat… Otobüse tercih edilecek bir ulaşım aracı.doğu-ekpresi-kars-2İş ortamı stresinden, insan kalabalığından uzak olmanın keyfi tarif edilemez. Ucuz, güvenli ve rahat… Anne kucağı gibi sallanan yataklarımıza yerleşip trenin ritmik tıkırtıları eşliğinde bıraktık kendimizi uykuya… Trenin tatlı gürültüsüne alışık olmadığım için gece yer yer uykum bölündü ama sabah alarmın çalmasıyla dinç ve rahat bir şekilde uykumu alarak uyandım. Uyanır uyanmaz elimi yüzümü bile yıkamadan kompartımanın o geniş camından harika manzaraya bakmaya başladık. Sivas’ın ilçelerinden geçerken gün ağarmaya başlamıştı ve akarsular, dereler, tüneller eşliğinde yolculuğumuz devam ediyordu. Yanımızda getirdiğimiz kahvaltılıkları hazırlayıp bir de güzel bir çay demleyip muhteşem manzaralar eşliğinde bir yandan çayımızı yudumlayıp bir yandan da bir şeyler atıştırıp uzun yolumuza devam ediyorduk.

Kendimizi manzaraya kaptırmıştık. Kahvaltıdan sonra kendimize kahve yapıp manzaranın tadına varmaya devam ediyorduk. Bazı geçtiğimiz İstasyon binaları ve çevresindeki evler terk edilmiş durumdaydı ve yalnızlıktan onlarda nasibini almışlardı.Yolumuza, artık kullanılmayan vagonlar ve paslanmış raylar eşlik ediyordu. Trene el sallayan masum çocuklara bizde el sallıyorduk. Tren bazen istasyon harici duraklıyordu. Bunun sebebi karşı taraftan gelen treni beklemesiydi. Saatin nasıl geçtiğini fark edemiyorsunuz bu trende. Bir çok yerde tilki gibi hayvanlar ve bir çok yabani hayvan ayak izi görüyorsunuz. Küçük küçük yerleşimlerden geçerken çamaşırlarını sermiş insanlar,inekler,bacalardan tüten dumanlar görüyoruz. Büyük şehirde yaşayan kişiler olduğumuz için bu insanlar buralarda nasıl yaşıyor demekten de kendimizi alıkoyamıyoruz.12471896_968144733241223_8753578701354235660_oİnternet bağlantısı ve telefon sinyali yer yer olmuyor. Doğu Ekspresi’nde wifi (kablosuz internet) yok:) Hayattan kopuk olmak bu trende hoşuma gidiyor. Tren farklı kültürlerin ortasından geçiyor. Bu tren sevdasını,hasretini,umudunu,küslüğünü dağa taşa uzanan iki parlak demir üzerinde Anadolu’ya taşıyor. Günümüz hız çağından Anadolu’nun bağrına uzanan zamanda yolculuk hikayesi.

Doğu Ekspresi küçük istasyonlarda 2-3 dakika büyük istasyonlarda yer yer 5 ile 10 dakika civarında duruyor. Erzurum Tren Gar’ı binasında fotoğraf çekinin derim.erz.jpgVagonları dolaşmak ve güzel fotoğraflar yakalamak için kompartımandan çıkıyoruz. Bu sıralarda Erzincan ilçeleri’ndeyiz ve gar binasına yaklaşıyoruz. Sivas civarındaki güneşli ve karsız coğrafya Erzincan’a yaklaştıkça yerini kara bırakıyordu. Pulmanları (normal koltukların bulunduğu yolcuların oturma yeri) dolaşırken o Anadolu kokusunu alıyorsunuz.Memleket gibi tren dedikleri bu olsa gerek diyorsunuz. Çoğu zaman umuda yolculuk yapıyor diyorsunuz bu tren. Pulman daki koltuklar rahat ve aralıkları geniş gözüküyor.

Üzerinden geçtiği rayların hikayesini ballandıra ballandıra anlatan demiryolu personeli, tekli koltuğu kendine çevirip ayaklarını uzatmış bir başkası ya da 2’li koltuğa uzanıp yatan birisi karşlıyor sizi. Uzun ince bir yoldan geçen Anadolu Mozaiği’ni görüyorsunuz Doğu Ekspresi’nde… Trende birçok kesimden insan görmeniz mümkün. İçinde menemen pişiren insanların,keçisini köye götüren teyzelerimizin silüeti geliyor aklıma hep… Memleket gibi tren, ağır, asil ve yoksul…,

Doğu Ekspresi herkesin hayatında mutlaka yaşaması gereken şeylerden biri. Olağanüstü manzaralar eşliğinde uzun bir yolculuk…doğu-ekpresi-erzincanDoğa ile iç içe ilerlerken Erzincan’a varıyoruz gündüz saat 10:30 civarında… Trenimiz kendinden emin yorulmadan karlara meydan okuyarak gidiyor. Kelebek camı açtığımızda trenin püskürttüğü karlar pencereden içeriye doluşuyor. Dağları tünellerle geçip köprülerin üzerinde salınıyor. Anadolu’nun güzelliğine tanık oluyorsunuz.Bir köy ve akarsu kenarından geçerken heyecanlanıyorsunuz.

Agatha Christie’nin Pera Palas günlerinde kaleme aldığı Orient Ekspress (Doğu Ekspresi, Şark Ekspresi) Öyküsü’nün betimlemelerini bu treni baz alarak yaptığı bilinir.

14:20 civarında Erzurum merkezdeydik. Erzurum‘u geçerken kar örtüsü artmaya başladı ve bir ara sıcaklık eksi 7 dereceye kadar düştü aniden. Erzurum Horasan civarına geldiğimizde malum doğuda havaların erken kararmasıyla birlikte güneş batmaya başladı. Biz de yataklı vagonun (7.vagon) bulunduğu en arka vagona fotoğraf çekmek için geçtik.12485971_968143996574630_5730174379290136921_oFotoğraf çekiminden sonra karnımız acıktı ve yanımızda getirdiğimiz yiyecekleri yemeye başladık. Sohbet muhabbet derken sadece 20 dakikalık bir gecikmeyle 18:50 ‘de Kars merkeze vardık. Kars Garda -12 derecelik bir ısı karşıladı bizi. Gitmeden önce araç kiralamıştık. Ertesi günler için Ani Harabeleri, Çıldır Gölü ve Sarıkamış gezileri için. Kiraladığımız aracı gar binasına getirdi kiralama şirketi. Tam aracın kapısını açıyordum ki aracın kapısı soğuktan donmuş. Zorla olsa da açtım kapıyı işte o zaman Kars’a geldiğimi anlamış oldum:)

Doğu Ekspresi‘nin çıkış yaptığı coğrafya ile son durağı arasındaki geniş açı farkı bizi adeta silkelemişti. Günümüzde büyük kentlerin hızlı yaşamına alışkın olanlar trenle doğuya gitme fikrini duyunca bile ürperiyorlar. Hatırı sayılır bir macera oldu bizim için. Geri dönüşü uçakla sağladık. Uçak ile 1 saat 40 dakika sürüyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Numan KOÇAK

Numan Koçak’ın kişisel sitesi: https://www.numankocak.com/

One Comment on “Doğu Ekpresi Macerası

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: