Kalbimin Toprağa değdiği Yer

Emine Bilge yazdı…

yıldızlar

Ilık bir bahar akşamıymıs, evin yanındaki damda kalan Davazlı (Tavas) tütün işçileri yatmadan önce anneme “nasılsın hele ağrın sızın var mı?” diye sorduğunda. 21 Nisan, evimizin önündeki incir ağacının altında, bazı yıldızların yer değiştirip, oluşturdukları koç seklini boğa şekline dönüştürdükleri gece, annem tam saati hatırlamasa da ablamın dediğine göre sabaha karşı 4 civarı açmışım gözlerimi dünyaya. İncir ağacının altı dünyadan daha farklı bir yer bence ama, yine de, dünya dediler gözlerimi açtığım yere. Benimse bunu idrakim kaç yılıma ve nelere mal oldu bilmiyorum.  

Bilmiyorum!… Zira yaşam devam ettiği sürece ben, ayağımı değdiğim ilk şey olan toprağa…. Onu gölgeleyen incir ağacına… Tepesine tünemiş ve teslimiyetlerine bayıldığım kumrulara… İncir dalına kurduğum salıncağa… Her gün kaç incir olgunlaşmış sayabildiğim, koparıp yediğim siyah incire… Annemin sefkatine… Annemin gölgede oynayın uyarısıyla, incir dibinde oynadığım evciliğe… Dalıp gittikçe… Kaybetmeye devam edeceğim… Ve tekrar tekrar sorgulayacağim kaybetmek neydi …?

Mütemadiyen düzenlemeye devam edeceğim önceliklerimi. Hah işte bu! dediğim anda belki de yeniden başa döneceğim…

Şimdi ayağımın toprağa ilk  değdiği 49. yılımın ilk gecesindeyim. Aman yanlış anlaşılmasın 48 yaşındayım. Yani hala yaş hesabı yapacak toyluktayım… Hâlâ çocuklarımla birlikte büyümeye devam ediyor, annemle birlikte yaşlanıyorum…

Çocuklarım gibi seviyor, annem gibi ilgiye ihtiyaç duyuyorum. Çocuklarım gibi saçma sapan şeylere gülebiliyor annem gibi ciddi olabiliyorum. Çocuklarım gibi hesapsız, annem gibi planlı… Çocuklarım gibi ışıkları açık bırakıp, annem gibi gereksiz ışıkları söndürün diyebiliyorum.

Yani, annemin çocuğu, çocuklarımın annesi, kalbimin toprağı, toprağın incir ağacı, incir ağacının kumrusu, kumrunun boynundaki siyah kuşak, tavırlarındaki umarsızlık… Benim!…

Ve hayattan belki de ilk ve en önemli öğrendiğim şeydi, annemin doğum sancısından ve beni doğurduğunda yalnız başına yaşadığı doğum acısından sonra öğrendiğim şey: “Herşeyi yalnız yaşarız aslında, ve sancı çekmeden kalbimiz toprağa değmez, kalbimiz toprağa değmeden sevemez, sevmeden yaşayamayız…”

incirrrr

Emine BİLGE

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: