Şonları Gemirin De Ariye Getmesin Kele

Arif Bilgin yazdı…

thumbnail_ŞONLARI GEMİRİN DE Port-Elma kabuğuYetmişli seksenli yıllara kadar kasabalardan vazgeçtik şehirlerin bile çoğunda öyle istediğin kadar meyve sebze bulunmazdı. Bulunsa da herkesin istediği kadarını alabilme gücü ve hatta alışkanlığı yoktu. Bir de kıtlık yıllarına gitmeden 50’li 60’lı yıllarına baksak çok daha farklısını görürdük.

İkinci Cihan Harbinin tolasına biz de yanmıştık. Zaten savaşlardan çıkmış, inanılmaz bir Kurtuluş Savaşı vererek ayağa kalmaya çabalayan Türkiye’nin kapısını bir de yeni bir dünya savaşı tıklatmaya başlamıştı. Devlet de başta buğday ve arpa olmak üzere ne kadar tahıl çeşidi elde edilmişse öncelikle askere ve atlara gerekli olur diye tespit ettikleri ilçe ve illerde büyük mekânlara, ambarlara ve hepsi değilse de bazı camilere depolamıştı; dolayısıyla ekende-saçanda bile tahıl az bulunur veya bulunmaz olmuştu. Çok geçmeden KITLIK başlamıştı. Laf aramızda tam da o zamanlar ihtikâr yapanlar, stok yapanlar, bir çuval unu bir tarlaya, bir bidon gazi -o zamanki- 50 liraya -ki ortalama memurun bir maaşından çok- satarak köşe dönenler bugün bile bilinir…

Neyse o dönemler yavaştan geçerken, o dönemleri yaşamayanları 50’li, 60’lı hatta 70’li yıllarda bile epeyce zora sokmuşlardı. O dönemleri yaşayanlar o kıtlığa, o darlığa alıştıkları, her şeyi “idareli” kullandıkları için biraz rahata kavuştukları zamanlarda bile un, bulgur, tarhana, odun, yağ, peynir ve turşu gibi ana ihtiyaçları karşılayınca o seneyi kurtardık sayarlardı. Çoğunluk esnaf veya küçük çiftçi olduğu için de ancak bunları karşılarlardı zaten. Böyle bir dünyaya alışınca evlere meyve alınmazdı kolay kolay. Yerli karpuz çıkıp epeyce ucuzladığında “döller umsuluk olmasın” diye arada küçük bir tane alınır ve akşam yemeğinden sonra özene bezene kesilerek herkese pay edilirdi. Dilimlenen kabuğunda az buz pembelik kalmaz da eğer kazara kalmışsa atmaya kıyılmaz, humsuz bir kız veya gelin varsa o kimseye göstermeden dışarı çıkartırdı, yemekten sonra gizlice kemirmek için; eğer öyle biri yoksa anne ve nine seslenirdi:

‒ Döller şonları gemirin de ariye getmesin.

thumbnail_ŞONLARI GEMİRİN DE Muz kabuğu

Daha cümlesi bitmeden zaten mevzide “Hücuum” komutunu bekleyen asker gibi çocuklar üşüşürdü başına; hart hurt öyle bir kemirme sesi kaplardı ki ortalığı sanırsınız eşekler karpuz kabuğu yiyor. E zaten çok geçmeden de her dilimin en dışına yakın yerindeki yeşillik ortaya çıkmıştır; adet olsa onu da yemeyi düşünenler olurdu…

Zenginleri çok bilmem, demeye de gerek yok. Orta halli aileler, kışları ancak bir iki kere “Halcilerin” yani kabzımalların getirttiği yafa portakalı alırlardı, durumları daha zayıf olanlar, yine “Çocuklar mahrum olmasın düşüncesiyle,” “Birinde görür de umsuluk olur tedirginliği ile” hatta “Birinde görür de gözü düşer” sıkıntısıyla bütçesini zorlar ve adam başı yarım portakal alırdı. Onların da kabukları kalın/ etli olduğundan önce hisselerine düşen portakallar yenir sonra atmaya kıyılamayan kabukları delik deşik oluncaya kadar kemirilirdi. Gerçi şimdi bile ben, gene portakalın sarısını elma gibi incecik soyup ve çocukken “ariye getmesin” diye yediğimiz etli kısmını şimdi “daha faydalı imiş..” diyerek yemeye devam ediyorum.

Bilim adamları hani, “Karpuzun, portakalın ve muzun kabuklarının iç kısımlarındaki beyaz kesim çok yararlı, vitamin ve mineral bakımından zengin…” diyorlar ya bizler de ta o zaman, bunu keşfetmeden uygularmışız…

Bir gün de kıtlık görmüş insanların araç gereçleri, yiyecek ve içecekleri ne kadar idareli kullandıklarını ilginç örnekleri ile anlatmak isterim.

thumbnail_ŞONLARI GEMİRİN DE Karpuz kabuğu

Arif BİLGİN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: