Yine Kan Var Kûfe’de Ya Şah-ı Merdan!

Muaz Ergü yazdı…

aliii

Yine kan var Kûfe’de Ya Ali! Yine kan Kufe’de… Kan her yerde Ya Ali! Her yer kan…                                                                

Sen Kûfe’de arkadan hançerlendin ya Ey Sâki-i Kevser! Durur mu akan kan? Durur mu?… Bulur mu huzur bizi? Bulur mu?… 

Mevsim şimdi bir sonsuz hazan Ya Şah-ı Merdan! Mevsimi Hazan, yaşam ırmağının ölüme doğru akışını haber veriyor. Ölüme akıyor şimdi bütün ırmaklar. Kadim bir sızıya… Solgun tabiat ayrılık hazanıyla söylüyor mersiyeleri. Bütün ağıtlar seni söylüyor, sana söyleniyor… Seninle söyleşiyor kanadı kırık turnalar Kerbela Yazılarında. Kerbela yazılarında… Usul usul dökülüyor yapraklar. Dura dura, döne döne… Bir kadim hüznü giyiniyor şimdi coğrafyamız. Bir hüzün, rengi sarıdan…

Şimdi bir Mevsimi Hazandayız Ey Aliy’yül Murteza! En çok ta seni hatırlatıyor bu hazan mevsiminde esen rüzgârlar. Seni hatırlamak Resullulah’ı hatırlamak demektir her daim. Ebubekir Sıddık’ı ve Hattab’ın oğlu Ömer’i de… Ebuzerle bir çöl yalnızlığını yürümektir, yalnız ölmektir de… Rebeze’de yitik bir vicdan olmak. Seni hatırlamak insanlığı hatırlamaktır. İnsan olmayı… Düşmanına bile merhametle bakabilmeyi… Yana yana kül olmaktır aziz dost seni hatırlamak. Yana yana kül olmak… Yana yana kül…

Mevsim Hazan Ya Emir’ul- Mü’minin! Muhammet’in bahçesindeki ağaçlar yaprak döküyor. O bahçenin en güzel yaprağıydın. En güzel yaprağı… Şimdi İslam’ın vicdanında kor bir ateştir adın.

Kadim rüzgârlar esiyor Ey Ebu’l Hasan! Yıkılmış şehirler boyunca… Yıkılmış şehirler… Senin kokunu getiriyor rüzgârlar Kûfe’den, Necef’ten, Bağdat’tan… Seni söylüyor ağıtlar, kanadı kırık duaz-ı imamlar sana söyleniyor. Bir matem havasını fısıldıyor rüzgârlar. Biteviye bir matem yaşayan yas yeri gibi baştanbaşa coğrafya. Bir yas evi sanki yüreğimiz; Her gün bir ölüye ağlayan.

kerbela

Sen ne zaman dokunsan gönül mızrabına Ya Haydar-ı Kerrâr! İçim dışım elem… Dünya gamdan derya. Gözlerimde kandan yaşlar. İnce ince akıyor gözyaşları Kerbela’ya. Kerbela’yı suluyor gözyaşından ırmaklar. Gam deryasına dökülüyor bütün sular. Gam deryasına…  

Şimdi sen geliyorsun yâdıma Ey Kur’an-ı Natık! Çocuk saflığınla. Peygamberler Şahı elinden tutmuş yürüyorsunuz… Bir ömrü yürüyorsunuz Amcaoğlunla…  Hicret’te O’nun yerine canını ortaya koyuyorsun. Bir tek zeytin tanesini paylaşıyorsun Fahri Kainat Efendimizle. O’nun yanı başındasın, dizinin dibinde. Kâinat diz çöküyor önünüzde. Canlar kurban size… Kurban canlar…

Hayber’in Kapısı’nı kucaklıyorsun Ya Esedullah! Elinde Peygamber Sancağı. Bir yanında Hasan diğer yanında Hüseyin… Üryan bir hasretlik… Turnalar size doğru pervaz vuruyor. Kerbela göklerinde bir ağıt…    

Sen ne zaman gelsen aklıma Ey Seyfullah! Bir düldül dörtnala koşuyor aklın ülkelerinde. Zülfikar’ı kuşanmış bir aslan kükrüyor…  Elinde İslam Sancağı yürüyorsun küffarın üstüne. Zulmün meskenini dağıtıyorsun. Zulmün… Senin olduğun yerde adalet şaha kalkıyor. Suspus oluyor haksızlık. Suspus… Bir isyan ateşi oluyorsun çöllerde. Bir isyan ateşi… Yalan dünyanın menfaatçi, düzenbaz siyasetine karşı hakikatin kılıcını kuşanıyorsun. Vuruşuyorsun elinde Zülfikar ile.

Şimdi bir devr-i fetretteyiz Ya Şah-ı Velayet! Velayet mülkü paramparça. Talan ediliyor İslam mülkü. Talan… Cenk meydanları sahipsiz… Kılıçtan geçirilmiş savaşın ve merhametin askerleri. Savaşın ve merhametin… Zülfikar kınına girdiğinden beri ağlıyor çocuklar. Yüreği yangın yeri anaların. Yüreği yangın yeri… Seni arkadan hançerleyenler, Hüseyn’e Kerbela’da kılıç çekenler şimdi Yezit’in siyasetiyle kanımıza giriyorlar. Şimdi bütün siyasetler kazanmaya ayarlı. Herkes iktidar putuna tapınıyor. Senin kırdığın o put esir alıyor yürekleri. Esir alıyor… Sen arkadan hançerlendiğinden beri iyiler hep kaybediyor. Kazananlar hep siyaset simsarları. Hep tüccarlar… Zalim kim? Mazlum nerede? Her şey birbirine karışmış, her bir şey iç içe geçmiş aziz dost! Dünya zelil bir yolda. Sizin yürüdüğünüz kutlu yol ıssız kalmış. Kimseler yürümüyor. Herkes bir yerlere dağılıyor. Herkes bir yerlere…  

Sen gelsen Ey Ebu Turap! Bir nara atarsın Irak’ta; Sesin çınlar Suriye’de, Mısır’da, Libya’da, Yemen’de, Anadolu’da… Yezit ordusuyla cenge girersin Kerbela Meydanı’nda. Modern Yezitlerle Ortadoğu’da… Al kanlara boyanmış sinesiyle Hüseyn gelir. Kılıç vururuz zalime. Çırılçıplak bir acıyla vuruşuruz mazlumların safında, mazlumların yanında. Bütün yenilmişlerle aynı safta…  

Muaz ERGÜ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s