Amadeus (1984)

Ayşe Karaköse yazdı…

ammmedeus.jpg

İzlediğim en güzel ve anlamların gör beni dediği filmlerdendi: Guguk Kuşu.

Şu anda yazmama sebep olan diğer filmi ise Amadeus filmi. Yönetmeni geçen sene vefat eden Milos Forman.

Şu konuşmalarla başlar:

– “Beni yalnız bırakın peder.

-Acı çeken bir ruhu yalnız bırakamam.

-Kim olduğumu biliyor musunuz?

-Bu bir şey değiştirmez ki! Tanrı’nın gözünde bütün insanlar eşittir.

-Öyle mi???

-Bana günah çıkartın. Tanrı’dan bağışlanmanızı isteyebilirim.”

Bütün insanlar eşittir derken ve bağışlanma için araya girmek istemesinin tezadını görmüş olabilir miydi Peder!

Yaşamının yücelikten bekleyişinin verilmeyeceğini kabullenen saray baş bestecisi Salieri‘nin pederle ömrünün son demlerindeki konuşmasıydı, yukarıdaki girizgah.

Salieri, filmin baş rolünde. Lütfunu bekleyip de, kendince göremeyen bir insanın Tanrı’sına olan sitem, kırgınlık ve umutsuzluğunu anlatıyor.

Bitmez tükenmez derecede Tanrı’nın sesini muhteşem bir beste yaparak duyuracağını beklerken, budalalığı ve şamataya düşkün olan Mozart‘ın yamacında bittiğini gören Salieri, sonunda pes ediyor.

“Neden o? Neden ben değil?” fırtınasına teslim olan naif bir ruhu canlandırıyor Salieri.

1984-Amadeus-08

Umutsuzluğu içinde devasa olan insanların, kırılganlıkları gizlediğine bir örnek onun şu sözleri:

-“Tanrım beni ödüllendir. İçinde senin nefesin olan bir tek parçayla..”

Ve o esin ona bir türlü gelmez de, Mozart‘a verilir. Hazmedemediği de burasıdır.

Layık olan kendisiyken bu nasıl olur?

Üstelik bir tek parça da değildir. Yüceliğin devamlı  Mozart‘ın ruhunu onurlandırması Salieri‘yi kahreder. Ve Tanrı’dan intikam almaya koyulur. Kendince ve esasen tüm kırılganlığını taşırarak..

Doğrusu hayatın en zor kısmı bizzat hayatın kendisini anlamak değil midir! Yaşarken sefalet sunan, ölüm sonrası insanın vasıfsız kalmış adına büyük bir ihtişam sunmayı çok görmez. Fakat insanın yaşamında sunduğu ihtişamı, ölümünden sonra çekebilir de.

Üçüncü, dördüncü ve bitimsiz söylemi ise her daim var. Hayatın anlaşılmaz ya da güç anlaşılır yanları hep olacaktır da.

Gelelim filmin ismine. Neden Amadeus? Anlamı ne? gibi sorular çağrıştırıyor ilkin.

Wolfgang Amadeus Mozart, diye yazıldığında Mozart’ın diğer isimleri olduğu fark ediliyor.

Amadeus‘un filme isim olması, Salieri‘nin onun farklı kişiliği ile kavgası olmalı. Ama biraz araştırınca Amadeus isminin Mozart‘a sonradan verildiği ve “Tanrı’nın sevdiği” anlamına geldiğiyle karşılaşıyoruz. Dolayısıyla filmin adı, asıl konuyla da oldukça alakalı.

Esin bekleyişinin ödülünü bir türlü alamayan Salieri‘nin “senin hizmetkarın ben iken neden Mozart‘ı seçtin!” anlamında Tanrı’ya sitemini ifade ediyor.

Filmin adından oyuncuların rollerinin hakkını vermesine kadar ve anlatımında çok başarılı bir film.

aamamama

Ayşe KARAKÖSE

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s