Türkiye’de Kırsal ve Kentsel Ailenin Büyüklük, Ekonomik Yapı, Otorite İlişkileri ve Çocuğun Konumu Bakımlarından Karşılaştırılması

Muzaffer İnanç yazdı…köy.jpg

Türkiye’de Cumhuriyet dönemi öncesi aile hakkında bilimsel veriler oluşturulabilecek araştırmalardan söz etmek mümkün değildir. Ampirik nitelikli ve geniş ölçekli sayılabilecek çalışmalar 1960’lı yıllarda başlamıştır (Aktaş, 2015:424).

Yaygın tanımı ile aile, aynı çatı altında yaşayan anne, baba ve çocuklardan oluşan, biyolojik ilişkiler sonucu neslin devamını sağlayan ilk toplumsallığın ortaya çıktığı, ilişkilerin belli kurallara bağlı olduğu, biyolojik, psikolojik, ekonomik, toplumsal, hukuksal ve benzeri yönleri olan kurumdur (Aktaş, 2015:428) Toplumsal yapının farklı etkenlerle çeşitlenmesi ailenin de farklı biçimlere dönüşmesine sebep olmuştur.

1968’de haneler süreç içerisinde bazen çekirdek yani kentsel aile, anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşan, bazende geniş aile yani üç neslin veya evlenmiş çocuklarında birlikte yaşadığı aileler olarak yaşamlarına devam etmişlerdir. (Özbay, 2015:79-103)

Çalışmamızda aileleri kır ailesi ve kent ailesi olarak iki farklı yapıda ele alacağız ve bu ikisi arasındaki büyüklük, ekonomik yapı, otorite ilişkileri ve çocuğun konumu baz alarak işleyeceğiz.

 Büyüklük Açısından Kırsal Aile ve Kentsel Aile

Hane halkı büyüklüğü bize aile üyelerinin sayıca miktarını vermektedir. 1968 yılında hane halkı büyüklüğü köylerde 6,1 olarak tespit edilirken Türkiye ortalaması 5,5 çıkmıştır. (Taylan,2009:127) Bu veri bize kır ailesinin hane halkı sayısının ortalamanın üzerinde olması hasebi ile geniş aile olduğunu göstermektedir. Toprak ve hayvancılıkla uğraşan köylülerin sayıca ve beden gücüne dayanan uğraşıları aile üyelerinin çoğalması gereğini ortaya koymaktadır.

Sanayi devrimi ile birlikte büyük şehirlerin sayıları artmıştır. (Tılıç, 2013:7) Türkiye’de yabancı kredinin çoğunun tarımsal alanda kullanılması tarımda makineleşme dönemini başlatmış, maddi gücü olan büyük toprak sahiplerinin ve toprak ağalarının tarım alanında kontrol sağlamalarına sebep olmuştur. Topraksız kalan bir çok aile geçimlerini temin edebilmek için sanayileşen kentlere göç etmeye başlamıştır. (Koçak Turhanoğlu, 2017:221)

Köyde geçim sıkıntısının başlaması ve kent imkanlarının cazibesi kır ailesinin kentlere göçmesinin başlıca sebeplerindendir. Bu Aileler geçiş ailesi yani gecekondu ailelerine dönüşmüşlerdir. Sayıca hala ortalamanın üzerinde nüfusa sahiplerdir, Kent ailesinin işlevleri kır ailesine oranla daha azdır. Psikolojik doyum, neslin devamı ve çocukların sosyalizasyonu gibi başat sorumlulukları vardır.Akraba ve komşuluk ilişkileri daha zayıf, iş hayatı daha yoğun ve bireysellik daha fazladır. Evlenme yaşlarının kır ailesine göre daha ileri olması gibi sebeplerden dolayı kent ailesinin çekirdek aile olmasına sebep olmaktadır (Taylan, 2009:124-126)

Ekonomik Yapı Açısından Kırsal Aile ve Kentsel Aile

Yerleşim yeri baz alındığında kırsal aile bireylerinin kendilerini normal gelir sahibi görme oranı %70,4 iken kentsel aile bireylerinde %82’dir. Kırsal ailede kendini yoksul görenlerin oranı %5,2 iken kentsel ailede bu oran %2,1’dir (Türkiye’de Aile Yapısı Araştırması, 2011) Kırsal aile, çoğu elverişsiz yerlerde kurulmuş, küçük ve dağınık yerleşim yerlerinden ve topraklarının darlığından, ürünlerini pazarlama ve değerlendirme becerilerini eksikliğinden ekonomik olarak sıkıntı yaşamaktadırlar. Yeni teknik, yöntem ve fikirlere karşı daha bağnaz, kitle iletişim araçlarından daha az istifade eden, üretimin artması için yeni uygulama ve yöntemleri benimsemekte yavaş davranan kırsal aile ekonomik olarak kendine yeterli olamamaktadır. Ayrıca merkezi yönetimler kırsal alanlara hizmet götürmede kentsel alanlara göre daha zayıf ve yetersiz kalmaktadırlar (Geray,1975:45-66).

Kırsal ailenin iş imkanlarının kısıtlı olması, yeniliğe kapalı ve eğitim seviyesinin düşüklüğü ekonomik olarak kıt imkanları olduğunu göstermektedir.

Kent yaşamında iş bölümü ve ihtisaslaşma zorunlu olmuş, aile üyelerinin çoğunluğunun iş hayatına atılması gelirinde artmasına sebeb olmuştur (Gökçe, 2018:52). Kentte üretim evden fabrikaya taşınmış, aile üretim birimi olmaktan uzaklaşmış, İstihdam imkanları artmış ve kadın iş hayatına atılarak hanenin gelir seviyesini yükseltmiştir (Aktaş, 2015:428).evvv

Otorite İlişkileri Bakımından Kırsal Aile ve Kentsel Aile

Otorite aile içi statüye göre değişim göstermekte, statü ise aile tiplerine göre şekil almaktadır. Kırsal aile de aile reisi yani baba veya evin en yaşlısı otorite sahibi iken kentsel ailede kadın ve çocukların statüleri değişme gösterdiği için aile otoritesinde de söz sahibidirler. (Taylan, 2009:128)   

Kentsel ailede kadın aile içi kararlara katılım noktasında oldukça geniş bir özerkliğe sahiptir, iş hayatına katılımı ile birlikte ekonomik olarak haneye destek sağlamış ve kararlarında bağımsızlaşmıştır (Aktaş, 2015:436).

Otoritenin bir başka alanı ise özel konularda kimin daha otoriter olduğudur. Arkadaş ziyaretlerinde, kılık-kıyafet seçiminde, çocukların sağlık ve eğitimlerinde eşlerin ortak karar verdikleri gözlemlenmiştir. Kadının ev içi erkeğin ev dışı ile ilgili meselelerde daha çok söz sahibi olduğu görülmektedir. Kırsal ailede kadın genellikle ev idaresine erkek çocuğu üzerinden katılır, otorite sıralamasında evin en yaşlısı yoksa evin babası sonra evin erkek çocuğu gelir, kadın ise bu sıralamada ikincil durumdadır (Taylan, 2009:128)

 Çocuğun Konumu Bakımından Kırsal Aile ve Kentsel Aile

Ailenin toplumun temel kurumlarından biri olmasının en önemli nedeni çocuğun toplumsallaşmasında oynadığı etken roldür. Çocuğun kabiliyetlerinin ilk gözlemlendiği, yeteneklerinin keşfedildiği, yönlendirildiği, alışkanlıklar edinmesinin sağlandığı, tutum ve tepkiler geliştirmesine olanak sağlandığı yer ailedir. Çocuk aile içinde yetişkinliğinde sahip olacağı rollere hazırlanır (Gökçe, 2018:51).

Kırsal aile’de erkek çocuk ailenin sosyal ve ekonomik teminatı ve neslin devamını sağlaması açısından, toplumsal itibarı sürdürecek ailenin bir sonraki kuşağa geçmesini sağlayacak en etken bireydir.Kızların evlenip baba ocağını terk edecekleri erkeklerin ise anaya babaya bakacak kişi olması cinsiyetler arası ayırımı doğurmuştur. Kız ve erkek çocuklardan farklı beklentiler içine girilmesi sebebi ile çocukların sosyalleşmeleri de farklı gelişmiştir (Aktaş, 2015:436). Özellikle erkek çocuk kadın için önemli görülmektedir zira kadın evdeki statüsünü erkek çocuk ile kuvvetlendirir. Kırsal ailede erkek çocuk kadın için bir güvencedir. (Taylan, 2009:133)

Kentsel ailede çocuk eğitim ve yetiştirilmesi daha çok kurumlara verilmiştir. Daha iyi eğitim, sağlık ve tüketim imkanlarından faydalansın diye aile tek çocuk veya az çocuk tercihini benimsemektedir (Özbay, 2015:79-103).Kentlerde eğitim imkanlarının olması, eşlerin kariyer ve iş hayatında uzun süreli hedefler yapmaları evilik yaşlarını da yukarıya çekmiştir. Yalnız yaşama imkanı ve boşanma korkuları insanların az çocuk sahibi olmalarına sebeptir (Özbay, 2015:79-103).

Yerleşim yerleri baz alınarak kırsal ve kentsel aile farklılıklarını büyüklük, ekonomik yapı, otorite ve çocuğun konumu alt başlıklar ile karşılaştırdık. Kırsal aile ve kentsel ailenin gelişen teknoloji ve iletişim imkanlarının artması ile birbirlerine yakınlaştığını, göçler sebebi ile kent ailelerinin sayısının ve tipinin arttığını, köylerde çekirdek aile tiplerinin çoğaldığını gördük. Cinsiyet ayırımının zamanla azaldığını ve kadının iş hayatında erkek ile evin gelirine katkı sağladığını, erkeğinde ev içi sorumlulukları almaya başladığını ve ataerkil ailenin giderek çözüldüğünü gördük.

 Kaynak

-Aktaş, Gül (2015) Türkiye’de Aile Sosyolojisi Çalışmalarına Genel Bir Bakış, Sosyoloji konferansları 52(2),419-441.
-Geray, Cevat (1975), Türkiye’de Kırsal Yerleşme Düzeni ve Köy Kent Yaklaşımı, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi 30(1) sf.45-66
-Gökçe, Birsen (2018) Aile Sosyolojisi, Türk Toplumunda Aile Yapısı Eskişehir :Anadolu Üniversitesi Yayını, sf.50-58.
-Koçak Turhanoğlu, F.Aysin,(2017) ed.Güneş,Fatıma Kent Sosyolojisi, Türkiye’nin Kentleşme Deneyimi Eskişehir :Anadolu Üniversitesi Yayını, sf.200-225
-Özbay, Ferhunde (2015) Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus İstanbul, İletişim yayınları, sf.79-103
-Taylan, Hasan Hüseyin (2009) Türkiye’de Köy Ailesinde Aile İçi İlişkiler Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi,22, sf.117-138
-Tılıç, H.Rittersberg (2013) ed.Güneş,Fatıma, Kent Sosyolojisi, Kavram Olarak Kent Sosyolojisi, Eskişehir :Anadolu Üniversitesi Yayını, sf.2-24
-T.C Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (2011),Türkiye’de Aile Yapısı Araştırması 2011,Kord.Uslu,İbrahim Sf.383kentler

 Muzaffer İNANÇ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s