Lucky

Özer Bilgiç yazdı…

godoytyu beklerken.jpg
Godot’yu Beklerken

Puncher ve Wattman’ın bayındırlık işlerine bakılırsa öztözbiçimbiçem aksakallı zaman dışı mekân, dışı kakakaka bir kişi olarak Tanrı’nın tünediği yükseklerde yüce bir kayıtsızlık, yüce bir sükûn ve yüce bir dilsizlik içinde bir kaçımız dışında bizi bir hayli sevmesine akıl erdiremeyiz ama zaman yanıt verecektir buna ve yüce Miranda gibi acı çekmektedir ötekilerle birlikte sırası geldiğinde akıl erdiremeyiz buna işkenceler içinde ateşlerde yanarak zaman yanıt verecektir buna ateşin alevleri sürüp giderse ki sürüp gidecektir gökkubbeyi yakıp tutuşturacak yani şu sıralarda iyice sakin ve de masmavi gözüken bulutları cehennemlik edecektir, bulutlar öylesine sakindir ki seyrek görülse de insana yine hoş gelir ama acele etmeyelim öte yandan Testisof ile Vajen’in henüz tamamlanmamış ama yine de Çokbilmişler Antropopopometri Akakakakdemisince ödüllendirilen insanı araştırma konusu yapan araştırmaların sonucunu bekleyim işlem hataları dışında bir yanılgı taşımayan bu çalışmalardan ortaya gerçek Testisof ve Vajen’in bu tamamlanmamış çalışmalarından ortaya çıkan kan an şudur udur dur yani acele etmeyelim Puncher ile Wattman’ın bayındırlık işlerinin sonucunda nedendir bilinmez açıkça görülen son derece açık seçik görülen Osurman ile

Geğirmen’in bitmemiş Testisof ile Vajen’in bitmemiş nedendir bilinmez bir türlü bitmemiş eserleri göz önünde bulundurulduğunda ortaya çıkan Çokbilmişler’indeki Testisof ile Vajen’in karşıt görüşlerine karşı olarak insan yani kısacası insan diye tanımlayabileceğimiz insan kısaca tüm beslenme ve dışkılama edimlerinde gözlemlenen gelişmelere karşın zayıflamaktadır ve aynı zamanda buna koşut olarak bilinmeyen sebeplerden kültür fizik spor tekniklerinde yani teniste futbolda bisiklette yürüyüşte yüzmede binicilikte havacılıkta düşüncede hokeyde buz pateninde asfalt pateninde teniste havacılıkta sporlarda kış sporlarında yaz güz güz sporlarında çim çam toprak tenisinde kara deniz ve hava hokeyinde penisilin ve muadillerinde yani kısaca toparlarsak aynı zamanda buna koşut olarak bilinmeyen nedenlerle insanoğlu küçülmektedir tenise rağmen toparlarsak havacılık dokuz deliklisinden onsekiz deliklisine kadar golf buz üstünde tenise rağmen kısaca açıklanamayan nedenlerden Akkent Pakkent Hakkent Yakkentte yani aynı zamanda buna koşut olarak insanoğlu bilinmeyen nedenlerle zayıflamakta ve küçülmektedir toparlarsak Yakkent Hakkent kısacası Piskopos Berkeley’in ölümünden bu yana adam başı eksilmemiz aşağı yukarı adam başı ortalama yuvarlak rakamla Normandiya’da çıplak olarak tartıya çıkıldığında iki yüz grama çok yakındır bilinmeyen nedenlerle kısaca her neyse geçelim bunları gerçekler ortada öte yandan Steinweg ile Peterman’ın sürmekte olan deneyimlerinin ışığında deneylerinin ışığında karşımıza ciddiyetle çıkan çıkan Steinweg ile Peterman’ın yarıda bıraktığı deneylerin ışığında ciddiyetle karşımıza çıkan kırda dağda deniz kıyısında su ve ateş akıntılarının yakınlarında hava hiç de farklı değildir ve toprak yani havayla toprak soğuk havalarda karanlıklarda havayla toprak soğuklarda taştan konutlarda ne yazık ki miladın altıncı yüzyılında hava toprak deniz toprak büyük derinliklerde taştan konutlar denizde karada ve havada büyük soğuklar toparlarsak bilinmeyen nedenlerle tenise rağmen gerçekler ortada ama yanıtı zaman verecektir toparlarsak ne yazık ki ne yazık ki bir sonraki kısacası neyse ne yazık ki bir sonraki taştan konut bundan kim kuşku duyabilir ki toparlarsak acele etmeyelim toparlarsak kafatası küçülmektedir, ufalmaktadır aynı zamanda koşut olarak bilinmeyen nedenlerle tenise rağmen sonra sonra sakal alevler gözyaşları taşlar masmavi öylesine dingin kafa kafa kafa Normandiya’da tenise rağmen bitmeyen çalışmalar ciddiyet taştan konutlar kısacası toparlarsak heyhat ne yazık ki yarıda bırakılmış tamamlanmamış kafatası kafatası Normandiya’da tenise rağmen kafatası ne yazık ki taştan konutlar Vajen… (üst üste yığılırlar, son bağırıp çağırmalar) tenis… taşlar… masmavi… Vajen… bitmemiş…

(Godot’yu Beklerken/ Samuel Beckett )

Yani diyesim şu ki, bazı insanlar konuşurken yahut yazarken bir türlü sonu gelmeyen janjanlı ve über intellectual avante garde kelimelerle o kadar manasız teferruata giriyorlar ki, yalnızca bu monolog kalıyor aklımda. Ne zaman ki bi allameyi epistemolojik-i âlim-i hey yavrum hey-i intialullah-i özgün’ül Âzam hazretleri konuşmaya başlasa sabit fikirli biri olduğumdan mı yoksa kalın kafalı olduğumdan mı bilmiyorum ama sadece bunları duyuyorum. Hiç bişi anlamasam da duya duya ezberledim şunu. Gerçi bizim hazretler bu tiradın derunnnn manasını kesin anlamışlardır ya o da ayrı mesele ! Bilmeyen için söylüyim olay kısaca şu; Bu oyunun Pozzo adlı soytarısı bir başka soytarı olan Lucky’nin kafasına şapka takınca Lucky konuşmaya başlıyor, çıkarıncaya kadar da susmuyor. E ordaki şapkanın aslında şu akademi keplerinden olduğunu belirtmeye gerek yok sanırım. Hz. Ali’nin o güzel sözünü, “İlim bir noktaydı, akademikler onu çoğalttı” diye güncellemek geldi içimden. “İyi de madem yukarıdaki gereksiz tiradı bize neden okuttun?!” deyip içinden bana söven olursa da aynen iade ediyorum, okumasaydın kardeşim, bana ne?!!

saçmalık.jpg

Özer BİLGİÇ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s