Çocuklarımızın Büyük Sınavı

Nazlı Akdağ yazdı…lgs.jpgYaklaşık iki buçuk milyon öğrenci üniversite sınavına girecek hafta sonu… İlk yüz bin sıralamadan sonrası büyük ihtimalle, hele puanımız gelsin bir yere yerleşiriz, diyenler… Ve sonra, okulu bitirince ne iş olsa yaparız, diyenler…

Atıyorum ilk iki yüz bin sıralamayla sosyoloji okuyanlar da, üç yüz bin sıralamayla iktisat okuyanlar da, okul bitince bir yol bulabilirlerse polis memuru olacaklar… Diğer bir kısmı ise eğitimini aldığı meslekte çalışmadığından vasıfsız eleman olarak buldukları işte çalışacak ve belki de zor yaşam şartlarında yaşayacak… Üretim için en uygun yaş ve fiziksel güce sahip oldukları dönemi hiçbir zaman kullanmayacakları bilgiler öğrendikleri eğitim için harcamış olacaklar…

Toplamda düşünüldüğünde ise hem her bir öğrencinin eğitim süresi boyunca harcanan, ve yaş itibarıyla yetişkin birer birey olarak mezun olduklarında ilgi, beceri ve alınan eğitim dışında çalışmalarından dolayı yaşanacak ekonomik kayıp toplandığında meblağ çok daha büyük olacaktır… Bunlar birey ve devlet için zaman, enerji ve ekonomik kayıplar…

Ayrıca daha altı yaşında, ilk okula başlar başlamaz testlerle verilen mücadele, çocuğun hayal gücüne, genç ya da yetişkin olduğunda da soyut düşünme, çıkarımlar yapıp fikir sahibi olma ve bunu ifade edebilmesine büyük engel… Elbet kolay demiyoruz bu kadar çok ve genç nüfusa sahip ve mütemadiyen ‘göç alan’ bir ülkede bir eğitim politikası hazırlayıp uygulamaya… testAmaç hayatını idame ettirecek kadar okuma yazma öğrenmek/öğretmek ise beş yıl, en fazla sekiz yıl nemize yetmedi… Alan taraması yapılıp bu ülkenin yakın ve orta vadede hangi iş alanında ne kadar elemana ihtiyaç duyduğuna bakılmalı… Ve samimiyetle, liyakatle seçim yapmalı…

Her ile hatta ilçeye bilmem kaç tane açılan üniversitede tutulup, işsizliğin ve bunun getireceği sıkıntıların dört yıl daha ertelenmesi ile günü kurtarmışsak bile artık o gün dahi geride kaldı ve o çocuklar okulları bitirip yukarıda dediğimiz gibi bir iş bulamadılarsa tezgâhtar olacaklar… Bu işlerin küçümsendiği zannedilmesin asla, ne haddime, ve dahi kimin ne haddine…

Sadece, zaten bu işi yapacak olan kişilerin kaybettiği zamana, milli servete yazık diyorum… Ve dahası hiçbiri üretim bile değil, en iyisi hizmet sektöründe iş bulacak bulabilirse… Bunun üretime dönüşmesi için neyimiz eksik, madem bir iş gücümüz var… Hammadde mi eksik olan… Bu coğrafyada hem de… Bilemiyorum… Ne yapacağını bilemeyen, psikolojisi bozuk çocukların, ne yapacağını bilemeyen ebeveynleriyiz…

Çocuklarımıza canı gönülden başarılar diliyorum şimdiden…

Nazlı AKDAĞ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s