Derdimize Çare Bir Çiçek ve Küçük Sırlar Dükkânı…

Adnan İslamoğulları yazdı…

Enseyi karartmayalım, aslında güzel şeyler de oluyor. Bakmayın siz siyasetin içine düştüğü kirliliğe. Aldırmayın ilkesiz ittifaklara. Dert etmeyin demokrasinin tedavülden kaldırılmasına, parti içi demokrasilerin ırzına geçilmesine. Enseyi karartmayın, güzel şeyer de oluyor…

Sevgili Mehmet Ragıp Vural’ın riyâsetinde Ayarsız Dergisi bir ekol/okul olma yolunda ilerliyor. Her sayısı ayrı bir güzellik. Posterleri duvarları süslüyor, kapakları âteşin bir yanmada…

Ayarsız Dergisi ayarlamaya devem ediyor, ülke gündeminde kaçan ayaların yerine dakik çalışan bir köstekli saat gibi ayar düzeltiyor…

Ve tabii Ayarsız yazıları kitaplaşıyor zaman zaman…

Ötüken Neşriyât’dan çıkan son iki güzel ayarsız kitap Göktürk Ömer Çakır’ın himmetiyle tarafıma muhavvel kılındı, müteşekkîrim…

Sevgili kardeşimiz Sinan Terzi, ‘Derdimize Çare Bir Çiçek’ demiş kitabının ismine, ne kadar da haklı Sinan Terzi. Son zamanlarda akşam saatlerinin mühim bir kısmını çiçeklere ayıran bendeniz için şifa gibi geldi kitap. Asaf Halet Çelebi’nin şiiriyle süslediği ‘Asaf’ın Kedisi’ dramanın en sunturlusundan bir hikâye. ‘Vechiye Teyze’nin Ortancaları’ birkaç satırdan ibâret aslında, fakat bir kitap hacminde hüzün barındırıyor.

Hele ki, ‘Beyyy’…

Bendeniz gibi ıhlamurların en güzel koktuğu Kosova’dan, Nilüfer çiçeği koklamış gibi sürgün bir ailenin ferdi olarak, İşkodralı dedenin sözleri mıh gibi çakılıyor zihnime, “İşkodra Neresi?” diye soran toruna verdiği, “Çok çabuk geçiyor ömür be çocigim, çok çabuk. Hasmahalle’de Kocababam’la Kocapınar’ın başında atları suladığımız dün gibi. Bugün sana da dün olsun hele, sen de anlarsın Hanya’yı da, Konya’yı da, İşkodra’yı da…” cevabı dedenin ardında bıraktığı acıların hülasaası gibi…

Bugüne sığan ikinci kitap Murat Erşahin’in ‘Küçük Sırlar Dükkânı’…

Yalnızca kapaktan ibâret olsaydı ve içinde yalnızca boş sarı sayfalar olsaydı yine de kütübhânemdeki yerini alırdı bu kitap. İçindeki aynı isimli hikâyeyi çok güzel renklendirilmiş bir resimle kapağa taşımış Ötüken Neşriyât. Aslında ‘Küçük Sırlar Kitabı’ bile olabilirmiş kitap. Çünkü küçük ama etkileyici sırlar arka arkaya serpiştirilmiş hikâyelere. Mistik bir dünyanın sırları bunlar. Her biri diğerinden daha güzel on iki hikâyeden oluşan ‘Küçük Sırlar Dükkânı’ çizimleriyle de göz kamaştırıyor. 

Hafiften ve tatlı tatlı bir Tanpınar esintisi de taşıyan hikâyelerin bir başka lezzeti de, okuyucuyu İstanbul sokaklarında gezidiriyor olması. Kara Fakı Çıkmazı, Üryânizâde Sokak, Şehzâdebaşı Cüce Çeşmesi Sokak, Çakmakçılar Yokuşu, Bileyciler Sokak, Macar Kardeşler Caddesi, Tahta Minare Camii, Gümüşsuyu Çiftevav Sokak, At Pazarı Kırbacı Sokak, Camcı Çeşmesi Yokuşu ve daha niceleri… Bir kömürlük kapısından girilen ve İstanbul’un altındaki dehlizlerde devam eden, Boğaz’ın serin sularına Saray’ın surlarından atılmış cesetlerin Karacahmet’e taşındığı hikâyeler…

Telezzüz ederek okudum sevgili Murat Erşahin

Sinan Terzi ve Murat Erşahin ve tüm Ayarsız yazarları yazsın, Mehmet Ragıp Vural yayınlasın, Göktürk Ömer Çakır Ötüken Neşriyat’da kitaplaştırsın ve biz de okuyalım…

Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum… 

Adnan İSLAMOĞULLARI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s