Saklıkent-Fethiye-Kayaköy-Göcek Yazısı

Zeki Önsöz yazdı…

Dün, Muğla il sınırları içinde bir gezi yaptık. Yaklaşık olarak 1500 km uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun sahil şeridine sahip olan Muğla’nın birbirinden güzel kıyı kentlerini ve harika doğa manzaralarını gördük. Bodrum’dan çıkıp, Milas, Muğla, Ula’dan sonra Sakar Geçidi’nden bir yeryüzü cenneti olan Gökova’ya indik. Köyceğiz,Ortaca, Dalaman üzerinden Fethiye ve Saklıkent’e ulaştık.

Saklıkent

Bir çobanın 1989 yılında rastlantı sonucu keşfettiği Saklıkent muhteşem bir kanyondur. Bu yıl gördüğümüz Göbeklitepe’nin de daha yeni keşfedildiğini düşünecek olursak, şairin dediği gibi, Anadolu’muz karşımızda yazılmamış bir destan gibi duruyor. Kanyonun girişinde bizi nefes kesici bir güzellik karşılıyor. Bu doğa mucizesini görünce insan şaşırıyor, nutku tutuluyor. 200 metre yüksekliğinde yekpare bir kaya kitlesi sanki bir balta ile kesilmiş gibi ikiye bölünmüş. O kayanın dibinden çıkan buz gibi bir su, yüksek hızla akıyor; bazı yerlerde küçük şelaleler oluşuyor. Kanyonun tamamı 18 kilometre uzunluğundaymış. Tamamını yürümek mümkün değilmiş, ama kanyonda rafting sporcuları ve teknelerini gördük. 

Kayalara tutturulmuş, üzerinden yanyana ancak iki kişinin geçebildiği demir köprüden kanyonun içine doğru yürüyoruz. Suyun çıktığı bölüme kadar gelip, buradan kanyonun tabanına iniyoruz. Ayağımı soğuk suya sokuyorum; başımı kaldırdığımda yukarda kaya kitlesi halinde dağı görüyorum. Buz gibi su Ağustos’un bu sıcak gününde kanyonun içini serinletiyor. Bir taşın üzerine oturup, kanyonun içinde hızla akan suyun dinlendirici bir melodi gibi sesini duyuyorum. Kanyondan çıkışta hediyelik eşya dükkânları, lokanta ve kahveler var. Burada yemeğimizi yedikten sonra Fethiye’ye doğru hareket ediyoruz.

Fethiye

Fethiye son yıllarda Muğla’nın turizmle büyüyen ilçelerinden birisi olmuş. Bizim için şehrin büyüklüğü ve canlılığı şaşırtıcı idi. Çalışkan bir belediye başkanı da şehri derleyip, toplamış. Kentte yerleşen çok sayıda İngiliz de, emlâk alım satımı ile uğraşıyormuş. Yabancılara satılan gayrimenkulün çok iyi kontrol edilmesi gerektiğine inanıyorum.

Ölüdeniz

Ölüdeniz, değil Türkiye’nin dünyanın en güzel plajlarından birisidir. Nefis kumu, türkuaz mavi renkli suyu ile gerek Türkiye’den, gerekse dünyadan birçok insanı kendine çekiyor. Nitekim hafta arası olmasına rağmen plaj dolu idi. Bu güzelliği bozmadan devam ettirmek, korumak önemlidir. Şehrin hemen yakınındaki Babadağ da, dağ paraşütü yapanlar için önemli bir turist ve sporcu hedefidir.
.
Tlos Antik Kenti ve Pegasus Söylencesi

Ölüdeniz’de bir moladan sonra tekrar Fethiye’ye doğru yola çıktık. Bu bölge tarihin başından beri insanoğlunun çeşitli medeniyetlerine ev sahipliği yapmış. Fethiye’den 45 km. uzaklıkta bulunan antik Likya’nın önemli şehirlerinden Tlos kenti yakınından geçiyoruz. Değerli rehberimiz, tarih öğretmeni meslektaşımız Hülya Ünal bu medeniyet hakkında bilgi verdikten sonra bize burada geçen “Pegasus ve Bellerophontes” söylencesini anlatıyor. Mitolojiye göre; “Tanrıça Athena Bellerepontes’e bu kanatlı atı vermiş. O da Pegasus sayesinde canavarı öldürüp, Likya kralının kızıyla evlenmiş. Bellerpontes uzun yıllar mutlu yaşamış, zamanla başarılarından dolayı kibre kapılmış, Tanrıların öfkesini çekmiş.” Bu bölgede Xantos, Olympos,Letoon gibi antik kentler var.

Kayaköy

Fethiye yakınlarındaki Kayaköy’e geldik. Burası eski bir Rum kasabası idi. 1923 yılında yapılan mübadele ile Rumlar Yunanistan’a, Selanik civarındaki Türkler de buraya yerleştirilmiş. Fakat tarımla değil de, hayvancılıkla uğraşan Selanik Türkleri burada yapamayınca Kayaköy’ü terk etmişler. Kayaköy hayalet bir köy olarak kalmış. Bu manzarayı görünce köyü neden bu halde bıraktığımızı anlayamadım. Kayaköy bu haliyle yerli ve yabancı turistlere bir turizm etkinliği gibi gösteriliyor. Bana göre, Kayaköy aslında Türkiye ve Türkler için olumlu bir imaj çalışması değildir. Bırakın yabancıları, Türkler, özellikle gençler Kayaköylü Rumların neden gönderildiğini anlayamaz ve Türkleri suçlar. Nitekim 2007 yılında Türkiye’nin o günkü başbakanı bir toplantıda, iki ülke arasında anlaşarak yapılan “mübadeleyi Türklerin etnik bir temizliği olarak” niteleyebilmişti. Bilgisizlikle yapılan böyle konuşmalar Türk düşmanlığına neden olur.

Göcek

Fethiye Körfezi’nin en korunaklı, en önemli limanlarından birisi Göcek’tir. Göcek Bodrum ve Çeşme gibi bir kitle turizmi kenti değildir. Daha ziyade yat turizmi ile öne çıkmış yerdir. Limanda güzel yatlar ve gezi tekneleri ile güzel lokantalar, kahveler ve marketler var. Ayrıca değişik bir mimari ile yapılmış bir Kültür Merkezi’ni gördüm. Sakin, temiz, güzel, küçük bir şehir olan Göcek’i beğendim.

Bu gezimizde yalnız Muğla ilimizde günlük bir gezi yapıp gece geç saatlerde evimize geldik. Muğla bütün ilçeleriyle tanınması gerekli çok güzel bir bölgedir. Muğla bütün ilçeleriyle tanınması gerekli çok güzel bir bölgedir.

Zeki ÖNSÖZ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s