Bayramı Olmayanın Bayramı da Bayram Ola

Rahmi Kızıltoprak yazdı…

Ağır ağır günün ağarması ve her gün aynı güne aynı duygularla uyanış. Değişmeyen sessiz gecenin yerinde duran gündüzü. Yavaşça akıp giden zaman, acı ve kederle karışık bir hayata tutunuş ve gönlünde saklı bir sevda. Yorgun umutların içinde aniden yeşeriveren ümitler, nergisler, sümbüller… Uçan kuşlara emanet özlemlerim ve gönlümün akan ırmağında kalbimin suskunluğu.

Hüzünlerimi sakladım kaybolan gözlerimin en derinine, sessiz hıçkırıklarım da yüreğimde. Amansız kar çözülmüş, zamansız bahar, beklenmedik bayram gelmiş utangaç kalbimin neyine. Kambur kaldım çocuk yaşımda, dertlerime çaresizliğim hep yorgun omuzlarımda. Hayat, memat, meşakkat suya yazılan yazgınla, ne zaman kader seni, beni alır bilemiyorsun. Hep araftasın bu fanide.

Yaşamak, adam olmak derken gönlüne sığdıramadığın, ciğerini söken söylenecek çok şeyler var yanan yüreğinle. Ve sonrası yağın gerekmez aşıma diyerek şifa için ilaç istemeyecek hale gelmek. Yaşadıkların gündüz hayal ettiğin düşlerin mi yoksa gece gördüğün düşüşlerin mi bilemiyorsun. Yalnızlığa sarılıp boğazımda düğümlenir hayat böyle. Ne unutabildim yaşadıklarımı ne de alışabildim, ne de tutunabildim bu acımasız hayata öyle. Hep oralarda bir yerlerde, bulutlar acılarını bıraktı çaresizliğime. Nefes alıp, yaşadıklarıma dönüp tekrar tekrar bakıp duruyorum. Tekrar yürüyorsün o uçsuz bucaksız sığamadığın bu acımasız tenha hayata, bir tutunuşa.

Bazen sekinet, bazen bir haykırış, bazen derinlere dalış, yaşadığım acıyı sürekli yaşama korkusu sarıyor kendimi, yüreğimi titreten hüzünlenlerimle. Tek başınayım, viraneyim, sessiz çığlıklarım ve derin hüzünlerim kendimde saklı. Kor ateşler içerisinde, kendimde sakladığım çaresizliğime sarılıyorum. Ulaşamadığım heveslerim, düşlerim, hasretlerim mutsuzluğumun sessiz şahidi. Her gün doğan güneşe ümitlerimi bağlasam da, kalabalığın içindeki beni kucaklayan yalnızlığım ve ölüme ölmeden önce ulaşmak gibi bizimkisi.

Çünkü yaşıyorum, mecburum, bunu kimseye anlatamıyorum. Alışıyor, alışıyorum işte. Ve sonunda kabul edemesem de bağrıma taş basarak kabullendiğim sevki ilahi işte. Gözlerimde hiç silinmeyen narkoz etskisi yapan derin bir keder, bi-çare gönlüm her acıyı bal eyler “yine Can ağlasın ama felek de biraz benden utansın artık” der. Öyleyse tüm söylenecekler le beraber Bayram herkese bayram olmuyormuş böyle meğer. Ve bu hayat mendil satan çocuğun, burnunu koluyla silmesi kadar acımasız olsa da Bayramı olmayanın Bayramı da bayram ola.

Rahmi KIZILTOPRAK

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s