“Geçer Gider Hacegân ve Ahular ve Zaman”

Sevda Sezer Gülle yazdı…

 Ertesi gün bayramdı ve hayat aynen bir önceki gün gibi devam ediyordu…

J. Saramago olsaydı, bu güne böyle bir cümleyle başlayabilirdi muhtemelen. Okuyanlar bilir kitaplarına distopik cümlelerle girdiğini. Önce son yazılır, sonra da sona götüren süreç. Anlam yoksunu hayatlar yaşarak gözümüzün önünden geçip giden hayatı fark etmeyen biz zaman miyopları içinde ‘’kırmızı ve sıyah rugan ayakkabılı, mendillerin arasına sıkıştırılmış eski bayramlar …’’ diye başlayan cümleler bu zamanın distopya senaryoları oldu neredeyse. Geçmiş, iyisiyle kötüsüyle geride kalırken birçok güzel duyguyu da aldı götürdü. Farkındayız ve Şeriati’nin dediği gibi konforun bataklık haline getirdiği ruhumuzla nefes almayı yaşamak zannederek devam ediyoruz. Kökleri toprağın metrelerce altında olan bir ağacın gökyüzüne değecek gibi duran yemyeşil dalları bizlerden daha mı fazla yiten giden anın farkındadır acaba? Düşünün ki kurumamak için ne çetin şartlara rağmen dimdik ayakta durmak için direniyor.

Hz. Süleyman’ın yüzüğünün üzerinde “her şey geçer” diye yazdığına dair bir rivayet vardır. Dertler kadar, derinlemesine bakmak için zahmet etmediğimiz, bu yüzden de kendisini bize açmayan güzel olanlar da bu her şeye dâhil. Var olmak algılanmaksa, -güne ve yaşama dair- önce birbirimizin farkına vardığı, anlayıp dinlediği görmektir muradım. Dinlemek demişken, yeni öğrendim ki Çin hikmetine göre dinlemek fiilini temsil eden ideogram, ‘kulak, göz, dikkat ve kalp’ sembollerinin hepsini birden içerirmiş. Zor ama belki yapabiliriz! Ne demiş Aşık Seyrani?

“Her sözüm dinleyen özüm geçemez/Sırat köprüsünden ince sözlüyüm.”

Halden anlayan, kalbiyle dinleyen, özü sözü bir, dilindeki çiçeklerle yaraları büyütmeyen, yüzünde susuzluğumuzu giderdiğimiz, merhameti sevgiyle birlikte çoğalttığımız ve yanında geçirilen her günün bayram olduğu sevdiklerimizle birlikte geçirilebilecek nice güzel bayramlar görelim inşallah. Bundan ötesi sınavımızsa da, Allah yardımcımız olsun ve nefisler kurban olsun inşaallah.

“Geçer gider hacegân ve ahûlar ve zaman
Acır bir şey içimde bu göğsüme ne kattın
Bilmem değmişse bile ağa yahut karaya
Attığımda o oku ben atmadım sen attın.”                                                         

Süleyman ÇOBANOĞLU

Sevda Sezer GÜLLE

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s