Halkalar

Cemil Kanca yazdı…

Ağustos kuşluklarından birinde Atatürk Parkındayım. Parklar batı uygarlığının kentlere armağanı. Betonarme mimarisinin dar mekânlara tutsak ettiği insanın arada bir çıkıp soluk alması için düşünülmüş olmalı. Öyle de olsa, dört duvar arasında bunalan insanın doğayla buluşmasını sağladığı için vazgeçilemez bir gereksinimden doğduğu kesin. Her mevsim yeşil kalabilen ağaçların, süs bitkilerinin ve suyun ortaklaşa oluşturduğu bir uygarlığın içinde bulursunuz kendinizi parklarda. Bir bakıma kendinizle buluşma ortamıdır. Parkların en ünlüsü Hyde Park’tır. Botanik bahçesi gibi düzenlenmiş olmasının ötesinde; insanların düşüncelerini yüksek sesle ifade edebileceği ‘Halk Kürsüsü’ ile de park anlayışına yeni bir boyut getirmiştir. Bizim parklarımızın daha çok içine doğru düşünme ve kendi kendine olma noktasında bulunduğunu bilmeyenimiz yoktur.

Günün kuşluk saatleri olmasına karşın, ısının hararetinden kaçan insanların parkı doldurmakta olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Sanki kendinizle değil de, kalabalıklarla buluşmak için oradasınız.

Bir oturak ötemde; dirseklerini dizlerine, çenesini de avuçlarına dayamış, gözlerini fıskiyenin titreşen sularına dikmiş bir adam oturuyor. Parktaki yerlerini almakta olan simitçinin, çerezcinin, boyacı çocukların, mısırcının, dondurmacının farkında değil. Öylesine soyutlamış ki kendisini; önünden hızla geçip çeşmenin musluğuna ağzını dayayarak suyunu içen sonra da yarım kalan oyunlarına yetişmek için aynı hızla arkadaşlarının yanına dönen afacanın varlığından bile habersiz. Karnı burnunda bir kadın umutlarını ve sevgilerini geleceğe taşıyarak önünden geçiyor. O derin bir yolculukta. Alnındaki kırışıklıklar, derisindeki benekler ve çoğu yerlerini terketmiş beyaz saçlar; anılarının yıprandığını gösteriyor. İkimiz varız bu parktaki devingenliğe katılmayan.

Birden ‘bu kaçıncı yok oluşu halkaların?’ diye bir söz çıktı ağzından. Fıskiyeden havuza dökülen damlaların oluşturduğu halkalardan söz ettiğini farkettim ama sessizlik duvarlarıyla ördüğü dünyasına girmek istemedim. Sorusunu birkaç kez yineledim kafamda:

Hayat; derin ve engin bir su, insan da onun içine atılan taş: Doğumuyla birlikte halkalar oluşturmaya başlıyor. Boyutuna, ağırlığına ve hızına göre: Bazen büyük, bazen küçük. Yaşam evreleri de birer halkadır: Çocukluk bir halka, gençlik bir halkadır. Orta yaşlılık başka bir halka, yaşlılık daha başka bir halkadır.

Halkalar her zaman aynı ritimde de oluşmazlar. Bazen sayılamayacak kadar hızlı, bazen da bıktıracak kadar yavaş seyredebilirler. Ama kesin olan bir şey varsa o da; sürekli devingen oluşlarıdır. Hareketlilik üzerine programlı olduklarından halkaların durağanlığına rastlanmamıştır. Ne zaman suda halkaların olmadığını görürseniz, o zaman anlayın ki; halkalar kopmuştur.

./..

-2-

Halkaların boyutları kişiye göre de yaşamın evresine göre de değişir: Bazılarında bir bardak suda fırtınalar yaratabilir, bazılarında engin bir denizde süt limandır.

Halkalar bir başka şeyi daha içinde saklarlar: O da varoluşun ve yok oluşun gizemli birlikteliğidir. Hayatın karşıtlıklar üzerine kurulmuş olduğunu ve bu eşsiz dengenin bozulmasına razı olmadığını halkaların dilinden anlayabiliriz.

Halkalar herkese açık kitaplardır da aslında: Önemli olan okuma yeteneğini kazanmaktır. Yaşamınızın hangi evresinde bu yeteneği kazanırsanız kazanın; hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız.

Bir zamanlar Macar ustaların maharetle inşa ettiği Halk Eğitim Merkezinin ve Halk Otel’in; ayrıca da pek çok Aydınlının bir yandan dondurma ve sütlaçlarını yerken bir yandan da söyleştiği Nesrin Pastanesinin şenlendirdiği bu parkta kuş cıvıltıları arasında bir başka halkayı yaşamakta olduğumuzu bilmiyor değildim.

Adam oturduğu yerden kalktı; gözlerini Bey Camii’nin minaresinde dolaştırıp yürüdü.

Arkasından ‘Nerede benim halkalı şekerlerim?’ diye bir soru da geçmiş miydi aklından demekten kendimi alamadım.                                            

Cemil KANCA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s