Kategori: Alaattin KARACA

Cahit Sıtkı’ya ve Bugünün Edebiyatçı ‘Çocukları’na Dair

Alaattin Karaca yazdı… Cahit Sıtkı, 1930-1950 arasında şiir yazmış bir şair. Şiirleri, hayatla ölüm arasında gidip geliyor; yaşama arzusuyla dolu. Ama nedense; belki de kırık aşklardan, avarelikten veya başarılı olamadığı duygusundan, bir türlü arzuladığı hayatı yaşayamaz şair. Bu, onu bedbinliğe sürükler, yer yer karamsar…

İnkılâpölçer Ve İmanölçerlere Göre Âkif

Alaattin Karaca yazdı… Yarın 12 Mart, İstiklâl Marşı’nın kabulünün yıldönümü. Bilinenleri tekrar etmeyeceğim. Âkif hakkında 1936’dan sonra yazılan yazılardan, özellikle ‘inkılâpçı’ yazarların Âkif’i nasıl algıladıklarından bahsedeceğim. İsmail Kara ve Fulya İbanoğlu’nun birlikte hazırladığı ve Âkif’in ölümünden 1940’a kadar gazete ve dergilerde çıkan yazıların toplandığı Sessiz…

P Yorumu

Alaattin Karaca’nın günlüğünden… P’yi yazdı… ’yi sabah sabah benim aklıma taktı ya sevgili zeki asistanım –Hem zeki hem uyanık- !.. Taa binlerce kilometre uzaktan. Kalktım, çare yok. Laboratuvara gittim, mikroskobun başına oturdum, P’yi uzun uzun inceledim. Cımbızla bir kenarından tutup yatırdım. En iyisi böyle…

Bizde Eleştiri Neden Yok?

Alaattin karaca yazdı… Schopenhauer, dilimize “Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine” adıyla çevrilen eserinde, insanın neden eleştiremediği, otoriteye neden boyun eğdiği ve fikirlerini beyandan niçin kaçındığına dair şu cümlelere yer verir: “Cehalet ancak zenginlikle bir arada bulunduğu zaman soysuzlaştırıcıdır. Sefalet ve ihtiyaç, yoksul insanı sınırlar; onun…

%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi: