Kategori: Arif BİLGİN

Pisoomacıynan Hedik Yesinler Boön De

Arif Bilgin yazdı… ‒ Ana gı, ne yiicik gı? Acıktım tama!.. Akşama doğru sokaktan/oyundan gelen çocuğun serzenişine gezmeden geç gelen anne, için için suçluluk duygusuyla ve en çok da çocuklarını aç bırakmış olmanın acısıyla burkulan yüreğini alıp aşganaya girer. Bir yandan ne ‘bişireceani’ düşünmekte;…

Eski Kış Geceleri; Peçiç, Elim Elim Öpenek

Arif Bilgin yazdı… Akşam ezanı okunmadan, dışarıda çalışan erkekler eve gelirler. Karanlık basmadan hemen herkes evlerine çekilmek durumundadır; çünkü özel görevliler tarafından bazı sokakların köşesinde asılı duran, akşam kararırken yakılan ve sabah ortalık aydınlanırken söndürülen fenerlerden başka, çarşıyı, sokakları, yolları aydınlatacak hiçbir ışık kaynağı…

Şonları Gemirin De Ariye Getmesin Kele

Arif Bilgin yazdı… Yetmişli seksenli yıllara kadar kasabalardan vazgeçtik şehirlerin bile çoğunda öyle istediğin kadar meyve sebze bulunmazdı. Bulunsa da herkesin istediği kadarını alabilme gücü ve hatta alışkanlığı yoktu. Bir de kıtlık yıllarına gitmeden 50’li 60’lı yıllarına baksak çok daha farklısını görürdük. İkinci Cihan…

Herif O Dealden Eşine Seslenir: Irbıı Doldur Da Zobaya Goy, Belki Gerek Olur…

Arif Bilgin yazdı… Geçenlerde hatıralarımızı yük odunu üzerine sermiştik. Bugün zoba çevresinde kurutalım biraz… Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi biz de ‘soba’ yerine ‘zoba‘ derdik; tıpkı Sabiha’ya Zebaha, sabaha zabah, sopaya zopa dediğimiz gibi; ama her ne hikmetse zıypağa da sıypak derdik. Seksenli hatta…

Yük Odunu ve Gelsin Artık Kışların En Çatçatlısı

Arif Bilgin yazdı… Çok şiddetli kışlara rağmen fakir aileler 5 veya 6 eşek yükü meşe odunu ile idare ederlerdi. Dağ köylerinde yaşayan köylüler, çevrelerindeki ormanlardan kaçak olarak meşe ağaçlarının bir iki yıllık dallarını yazdan keserler, belli bir boya ayarlarlar, kuruturlar ve satmak üzere köylere,…

Ula Dam Dururken Çatı mı Yapılar La?

Arif Bilgin yazdı… Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda yaşadığım yer gibi Anadolu’nun hemen her yerindeki sayısız köy ve kasabalarında evlerin tamamına yakınının çatısız olmasına, hiç anlam veremezdim. Daha çok köy ve kasabalarda evlerin birbiri ile bitişik veya aralarına dar sokaklar bırakarak ayrılmış olmasına da……

Şehre Gidenlerin İlle Dili Kırılırdı

Arif Bilgin yazdı… “Ana gı! Iramazan iki buçuk guruşa bir cep dolusu leblebi almış tama, ben de alım mı?” “İrbaam emminin dölü gene datlı yiyor gı! Ana gı, saa diyom!?” “İlmeçere tahılı göo boncuunu, Eşe’nin piçi gızın omuzundan aldııynan gaçtıı bir oluk. Kele heç…

Lealek Gıyması Yuğurak Mı Gı

Arif Bilgin yazdı… Çeşitli toplumlar baharı farklı şekillerde karşılar. Orta Anadolu’nun çok yerinde bahar kendini gösterip havaların ısındığı anlaşılınca ilk fırsatta birbirini seven konu komşu ve hısım akraba ile haberleşilir, bu arada yer ve mekân belirlenir, vakti gelince de “Lealek gıyması yuurmak” üzere topluca…

%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi: