Değersiz Şeyler

Chao Tica yazdı…

Suratıma eğildiler. Hepsinin yayvan suratlarında tarlaya düşmüş göktaşının açtığı delikler gibi duran, gülümseyen flu ağızlar… “Yarabbim” diyor görenler “Bu nasıl güzellik, nasıl yaptınız bunu?”

Annemin ya da babamın kucağındayım, birkaç günlük gözlerle emin olmak zor. Kundaklıyım, elimi ayağımı kıpırdatamadığım için boynumdan aşağısı felç duruma getirilmiş. Sadece soluk benizli sarı yüzüm tahta kaşık sırtı gibi görünüyor. Babamın kendisine yöneltilen aptalca soruya, Caner soldan ortaladı, pozisyon gereği herkesle birlikte sıçradım, kafama çarptı gol oldu, mukabilinden bir yanıt vermiş olması enteresan değil. Böbürlenmeyi sevmez. Bu konuda konuşmayı da istemiyor olabilir. Sonuçta ilk gece mahsulüyüm, sonuçta mahremiyet, sonuçta herkesin bildiği… Sarhoştum hatırlamıyorum, acemi şansı, pozisyonun gereğini yerine getirdim gibi yanıtlar da verebilirdi, o başka türlü geçiştirmeyi tercih etti.

Read more

Rastlantı

Chao Tica yazdı…

Osmaniye‘yle Islahiye arasında kırk birinci kilometrede Gama adında kıytırık bir tesis var.” dedi telefondaki adam.

“Biliyorum.” dedi Ugay. “Yıllar önce orada durmak zorunda kalmıştım.”

Şu yolda kalma hikâyesi mi?” diye kahkaha attı telefondaki ses.

“Hımmm…” diye kestirip attı yaşlı adam.

“Oraya getir, alışverişi orada bitireceğiz.” dedi telefondaki adam aniden ciddileşerek. Karşısındaki adama şaka yapılmayacağını biliyordu. Fazla gülmüyor, her işe genç karısıyla gidiyordu. Yer altında karısıyla çalışan tek adam o değildi elbet ama bu farklıydı. Aşırı kıskanç olduğu için, Ugay‘ı işkence yaptığı sıralarda dahi yalnız bırakmıyordu kadın. Onu, birinin organlarını ağır ağır soğukkanlılıkla dökerken izlemeyi tercih ediyordu.

Read more

Önemsiz Şeyler

Chao Tica yazdı…

Mahallenin gençleri Şükrü Bakkal‘ın önünde toplanmış bir ucu Adnan‘ın elinde olan ipe bakıyor, diğer ucuna kuyruğu bağlı olan lağım faresinin başarısız kaçma girişimleriyle eğleniyorlardı. Fare sağa kaçıyor, olmuyor, sola gidiyor, olmuyor, insanların ayaklarının altına kaçmaya yeltendiğinde gençler heyecanlanıp yerlerinde sıçradıklarında Adnan kahkahayı basıp ipi geri çekiyor.

Önemli bir şey yoktu. Olmazdı. Suna Abla bakkalda başımı okşayıp Şükrü Abi bu yakışıklıya bi bisküvi versene, deyip küçük ruhumu mest ettikten bir hafta sonra boğulmuştu. Sevdiği adam onu kurtarmamış ya da kurtaramamıştı. Sevdiği adam evliydi ve Suna Abla‘nın cenazesine de gelmemiş ya da gelememişti. Onun yerine dedikodusu gelmişti.

Read more

Kar Çölü

Chao Tica yazdı…

kıi.jpg

Ellerimi cebimden çıkartamadığım için kapıya omzumla yüklendim. Dirseklerim donmuş, parmaklarımdan umudu kesmiştim. Ağaç kapının zayıf parçaları etrafa saçıldı. Koridoru geçerek sıcaklığın yoğunlaştığı odaya girdim, sobanın başına gittim ve biraz olsun ısınmayı bekledim. Ellerimi, gövdesine doğru yaklaştırdığım sobanın, tavana doğru eğreti bir biçimsizlikle uzanan kızılkor borusuna uzattım. İçeri girerken üzerimden dökülen kar öbekleri çoktan erimiş, küçük su birikintilerinden sessizlik yansıyordu.

Read more