Aşk ve Sevgi

Halil Kırık yazdı…                                                 

İnsanın olgunluk düzeyi ne olursa olsun sevgi kişinin kolayca ulaşabileceği bir duygu değildir. Sevgi hayatın bütününü görüp her şeye anlam katabilerek huzuru hissedebilmektir.

İnsan aynı zamanda yaşam içinde üretken, akli yeteneğini kullanıp bilinç seviyesini artırma yönelimine ulaşma yönünde karakterinin tamamını aktif olarak geliştirmeye çalışmadığı sürece, odağını çok yönlü yapamadığı sürece tüm sevgi arayışlarının boşuna olacağını bilmesi gerekir. Kişinin komşusunu sevme yetisi, doğayı sevme potansiyeli, yalnızlıkta bile sevebilecek uğraş içinde olması, gerçek alçak gönüllük sağlayarak hayatın akışı içinde koşulsuz sevebilmesi olmaksızın, cesaret, inanç ve disiplin olmaksızın, yalnızca karşı cins sevgisinde gerçek doyum elde edemeyeceğini anlaması lazım.

Read more

Ölümün Aydınlık Yüzü

Halil Kırık yazdı…

Ölümü sevmek derken kendinizi öldürün, yaşamdan soğuyun, ölüm korkusu yaşayın demiyorum. Kastettiğim ölümü kabullenmek, her an ölebileceğini düşünüp  ona göre yaşamak, ölümün de yaşam gibi bir olağan  durum olup ölmeden pişman olmayacağımız bir hayat yaşamak için pozitif  yaşamaktır. Şöyle bir düşünün; mesela biz şu an ölsek tahminen  24 saat içinde  hiç beklemediğimiz biçimde mezarda olacağız, yakınlarımız üzülüp ağlayacak, ama kara toprağa girmekten kaçamayacağız. Mezarımızda aynı gün içinde çürümeye başlayacağız. Bunu  aslında  uzak bir  ihtimal olarak görmeyelim, nitekim  ölümün yaşı yok; ölenlerin büyük kısmı ölüme  âniden  yakalanmıştır. Öldükten sonra  her iş yarım kalacaktır, o yüzden  ölmeden yaşamın, sağlığın, zamanın, dostlarınızın, yakınlarınızın kıymetini bilin, çünkü gün gelecekte onların hepsini âniden kaybedeceksiniz. Onları üzdüyseniz, kalbini kırdıysanız, kul hakkına girdiyseniz  bunların telafisi  olamayacak.  Irwın Yalom dâhil birçok  bilim  düşünce insanı  ölümün her an  idrakında  olan insanların  yaşamdan daha  çok keyif  aldığını,  yaşama  daha  çok anlam kattığını, daha  mutlu olduğunu  söylemiştir. Boşuna  nasihat istersen ölüm yeter dememiş İslam dini.

Read more

Modern Yaralı Aşklar

Halil Kırık yazdı…

Aşk ilginçtir; bazen onun yokluğundan değil, ona karşı duyduğumuz hislerimizden dolayı acı duyarız. Bazen kafada bitmiştir aşk ama ondan sonrası için boşluk yaşayıp acı duymamak için bırakmak istemeyiz. Bu noktadan sonra kontrol ona geçer, ve biz yavaş yavaş yıpranırız.

Zamanla yıpranma artar, ama kronik hâle gelen saçma bağlanma ayrıldıktan sonra yaşanacak acıyı da arttırır. Çiftler gerçek anlamda birbirlerini karşılıklı yoğun duyguların durumunda değil kişiliklerini tanımaya başlayınca tanırlar, severler. Kendisini olduğu gibi kabullenmeyen ilişkide karşıdakini kendi isteği kalıba sokmaya çalışır. Ve kimse kendisi olamadığı ilişkide mutlu olamaz. Çünkü herkes kendi renginde olunca güzel olur.

Ben merkezci ilişki anlayışı, egosuyla hareket eden tiplerin yaralayıcı yanlarıdır. Aslında ilişki karşıdaki insanda başlamaz, bizde başlar. Ne kadar kendimiz adına gelişim içinde olursak o kadar güzel, istikrarlı ilişkiler kurarız. Çoğu insan bu noktada ruhunu besleyecek sevgi değil egosunu besleyecek araç arıyordur. Ve şu gerçek ki ruhumuzda ne kadar çok yaralar varsa o kadar çok sorunlu ilişkiler yaşarız. Geçmişin travmalarını geleceğe taşıyanlar sağlıklı ilişki kuramaz. Mantığın kabul etmediği ilişkiler devam etse bile hep sorunlu geçer, sorunlu biter. Ayrılınca onun size hissettirdikleri değil sizin ona karşı hissettikleriniz yüreğinizi acıtır aslında.

Read more

Bilgi ve Mutluluk Üzerine

Halil Kırık yazdı…

İnsan şüphesiz dünyada mutlu olmak için yaşar. Mutlu olmanın başka başka  yollarını  arar  dururuz.  Acaba  insan  bedensel hazları ve  onun türevlerini mi  çok yaşasa mutlu olur, yoksa  bilgiyi  öğrenme, keşfetme,  üretme  sürecinde mi  daha mutlu olur? İlk etapta bedensel hazlar muhakkak kişiye  zevk verir,  tatmin eder  ancak bu tatminsel  durumun süresi  anlık, geçicidir. Ayrıca sadece yaşamı zevkten ibaret görenler sürekli dışsal  araçlara, nesnelere bağımlı  olacağı  için  bir nevi  kendi benliğinin dışında  bir  haz  eğiliminde  olacak.  Yani insan için araç olan, geçici ihtiyaç  olan  zevkler  kişi  için yaşamın temel  amacı  olacaktır. Tabi olanakları ölçüsünde hazzı yaşayan kişi bu araçlardan mahrum kaldı mı  boşluğu düşecektir. 

Read more

Mutsuzluk Bağımlılığı

Halil Kırık yazdı…

mutsuzluk

Kendi içimizdeki yalnızlığa, boşluklara çare bulamayınca onun telafisi için elde ettiğimiz her şey, maddiyat, konfor çölde serap misali uçup gidiyor her an, tutmak ne güç zamanı ve heyecanımızı. Ve içimizdeki çölü gül bahçesine çeviremedikten sonra başka insanlar huzur veremiyor, sadece usul usul geliyorlar, gidiyorlar. Hayat ruhumuzda açması gereken bir çiçekken güneş kokulu, yaprakları sararıp duruyor her an, biz dikenleri gül sayarken. Özgürlük, hiçbir şeyin mutlak sahibi olmadığımızı fark ettiğimiz anda başlayacak bir olgudur. Sahiplenme hissi, mutlak hükmetme hissi, bağımlılıkları oluşturacağı gibi kişinin elinde olan hiçbir şeyden mutlu olmamasına da neden olur.

Read more

İzafi Demokrasi Olgusu

Halil Kırık yazdı…

demokrasi.png

Türk insanının siyasete, sosyal olaylara, liderlere, gündeme dair yorumları, yaklaşımları, algıları daha çok kendi doğrularını pekiştirecek şekilde, kendi ruhsal durumunu tatmin için yorumlama şeklindedir. Durumları çok yönlü anlayıp, analiz edip, objektif, tutarlı sonuçlar elde etmek yerine kendi savunduğu değerler çerçevesinde yanlı olarak algılıyor. Bu da trajik durumlara, iyi niyet, vatanseverlik adı altında ötekileştirmeye, kutuplaşmaya yol açmakta… Amaç, doğruları tutarlı biçimde anlamak olmayıp kendi doğruları ekseninde her şeye yorum yapmaya kayıyor, taraf olduklarının yanlışları olsa bile bunu mantığa büründürmekte sakınca bulmamaktadır.

Read more

Türkiye’de Aydın Olmak

Halil Kırık yazdı…

entetetetel.jpg

Türkiye’de insanların önemli kısmının dünya görüşünü, bakış açısını, ideolojisini, değerlerini kendisi değil toplum belirlemektedir. Haliyle farklı bölgelerde, ırklarda olsak da benzer kişilik yapısına, zihinsel işleyişe sahibiz. Zihni bulanık insanlar, aydınlık zihinlerde olduğu gibi doğru algılayamazlar. Çarpık zihni yapıya bilinçsiz, bilgisiz yaşam algısı da eklenince sorunlar artar.

Read more