Calvin’ler Her Yerde Ürer

Kartal Yolcu yazdı…

Calvin, Serveto ve Castellio’nun hikâyelerini bilir misiniz? Farklı mahallenin yaşanmışlıkları, zorbalıkları, din adına yapılan vahşetin hikayelerinin kahramanıdır.

Bazen bana “din karşıtı” derler. “Yahu niye karşı olayım” derim. Karşı olduğum zorbalıktır. Bu zorbalık ister din adına yapılsın, ister inanç kılıfı altında günümüze intikal ettirilen yerli yabancı gelenekler olsun, bunların içinde en küçük zorbalık, 21. yüzyıla yakışmayan ne varsa hepsine “kesinlikle” karşıyım… 

Bu karşı olduğum zorbalık ister “kutsal olarak kabul edilmiş”   metinlerden, yorumlardan kaynaklansın, ister “seçilmiş”, “görevlendirilmiş”, “kutsanmış”, “yüceltilmiş” kişilerin günümüze intikal ettirilmiş söz, fiil ya da davranış kalıplarından olsun, en küçük “zorbalık”, “ötekileştirme/dışlama” içeriyorsa,  “kesinlikle” karşıyım. Üstelik bunları dile getirmekten de hiç çekinmem.

Read more

Bir Kitap: Sosyalizmden Türkçülüğe Kazanlı Ayaz İshakî

Kartal Yolcu yazdı…

Türkiye’de en çok istismar edilen konulardan biri de Türkçülük, Milliyetçilik, Türk Milliyetçiliği konusudur. 

Bu konuları politik rant haline getiren, Milliyetçiliği, Türkçülüğü sadece kendi tekellerinde, bagajlarında olduğunu savunan istismar çevreleri, insanların  “cahil duygusallık”, “basit slogan” ötesinde bilgi sahibi olmasını hiç bir zaman istememişlerdir. Bu çevreler, kendi yayınladıkları “manifesto benzeri” yayınlar (Işıklı-Nurlu CİA yapımı kitaplar) dışında bir şeylerin okunmasını araştırılmasını hiç istememişlerdir… 

Read more

Bir Kitap: Müslümanların Engizisyonu-I

Kartal Yolcu yazdı…

“Engizisyon” ve “Müslüman/İslam” sözcüklerinin yan yana kullanılmasını garipseyebilirsiniz. Ancak garipsenecek bir tarafı yok.

Engizisyon sözcüğü Latince inquisitio, yani soruşturma sözcüğünden gelmedir. Bir dini yapının (Katolik kilisesi) bir yargılama sistemidir. İlk engizisyon mahkemesi, officium sanctum inquisitionis (yüksek soruşturma dairesi) 1478 yılında kurulmuştur.. Bu mahkemelerin kültürel belleğimizde bıraktığı temel duruşma “Galileo Gallilei’nin duruşması” dır.

Ayrıca bu soruşturmalarda, itiraflar(!) almak için kullanılan, Kızgın kerpetenler, çivili sandalyeler, büyük huniler, parmakları sıkıştıran mengeneler, ölüm askıları gibi işkence aletleri de belleğimizde yer almıştır.

Read more

Bir Kitap: Şeyh Bedreddin

Kartal Yolcu yazdı…

FB_IMG_1560236262673.jpg

Türkiye’de üzerinde çok konuşulan, son yıllarda hakkında kitap yazılmış, bir dönem Nazım Hikmet‘in o muhteşem destanına konu olmuş biridir ŞEYH BEDREDDİN… Hani o ünlü destanda şurası vardır ya;

Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
yarin yanağından gayrı her şeyde
her yerde
hep beraber!
diyebilmek için…

Read more

Çok Önemli Bir Kitap: Avrupa İslam’a Neler Borçlu/Juan Vernet

Kartal Yolcu yazdı…

İtalyan yazar Umberto Eco‘nun Türkiye‘de de ilgi çekmiş önemli bir eseri vardır: “Gülün Adı” (‘Il nome della rosa). Bu eserin daha sonra filmi çekildi. Şu sıralar dizisi yayınlanmakta. O eserde Orta Çağ dönemi kilisesinde, Fransiskenler ile Papalık yanlısı Dominikenler arasında tartışmalar vardır.

Çarmıhtaki İsa temsillerinde İsa’nın çantası var mıydı yok muydu. “Çantası var ise bu kilisenin zengin olmasını istediğine delildir” der Papalık yanlıları… Fransiskenler ise “çarmıhtaki İsa‘nın çantası yoktu, o fakirlikten yanaydı” şeklinde karşı tez sunar. Bir de İsa hiç gülmüş müydü?” sorusu tartışılır. Fransiskenler gülmenin insani ve iyi bir şey olduğunu savunur. Papalık yanlıları ise gülmeyi “kafirlik” görür. İşte o dönemlerde “Engizatör Kilise” bu kadar yobazdı. Tartışmalara bu günden baktığınızda ne kadar aptalca olduğunu görürsünüz.

Kilisenin kütüphanesinde ise İslam bilginlerine ait çok sayıda Arapça ve Latinceye çevrilmiş eserler vardır. Ancak bunlara kimse erişemez, kilit altındadır. Çünkü o eserler, papalığa göre “kafirlere” aittir ..

Read more