Sen Maymun Değilsin!

Mehmet Emin Durmuş yazdı…

Elif cüzlerimiz hazır mı? Tağutların(!) çocuklarımızın zihnine diktiği putları birer-birer yıkmaya var mıyız?

Tabi tabi… Dünyanın en zeki insanlarını organize etmiş, ileri seviyede matematik hesapları ile algoritmalar geliştirerek geçmişimiz, şimdimiz ve geleceğimiz hakkında isabet oranı yüksek tahminler üretebilen ve bu tahminler doğrultusunda piyasayı, toplumu ve coğrafyayı etkileyerek hedeflerine ulaşmayı planlayan tağutlara(!) karşı elif cüzü…

Read more

 Bayram Bizim Neyimiz Olur?

Mehmet Emin Durmuş yazdı…

gözyaşı

Bayram tağutlar tarafından büklen belimizin ilahi bir el tarafından sıvazlanmasıdır.

Yangın yerine dönmüş dünyada ‘Allah büyüktür’ umudunu gece ve gündüzler boyu, yalnız ve topluca haykırmaktır.

Darmadağın olmuş kardeşliğimizin toparlanmasıdır bayram.

Bu bayramın dirilişimize doğru atacağımız bir adım olması duasıyla bayramınızı tebrik ederim.

Vesselam…

Mehmet Emin DURMUŞ

Dini Siyasete Alet Etmek

Mehmet Emin Durmuş yazdı…

din

‘’Ey âdemoğulları, mescitlere giderken güzel elbiseler giyin ve yiyin ve için…’’
(Araf/7)

Ramazan’ın ilk günü YSK’nın sandıklara müdahalesinin seçmeni bozup bozmayacağı konusunda eğlenceli cümleler kurabiliriz. Ramazan’dan dolayı dini, seçimlerle de siyaseti elimize alıp, din ile siyaseti olmadığı kadar herc-ü merc edebiliriz. Ama dediğim gibi sadece eğlencelik olur. Zira bazı ülkelerde insanların dine de siyasete de etkileri ilçe teşkilatlarının izini kadar.

Ama üzülmemize gerek yok. Başka konularda da dini siyasete alet edebiliriz. Misal, geçenlerde aracıma otostop çeken bir köylü abimiz bindi. Selam kelam tanışma fasıllarında yakın köylerin birinde yaşadığını öğrendiğim abimizle hayvancılık üzerine biraz sohbet ettik. On beş-yirmi hayvanı olan abi süt fiyatının düşüklüğünden, yem fiyatının yüksekliğinden, ilaca ve baytara güç yetmediğinden bahisle epeyce sızlandı. Benden beklediği uygun işaretle ‘hükumet çiftçiyi bitirdi’ muhabbetine girmeye hazırlanan abimize dedim ki;

-Sizin köyünüzde tek hayvancılık yapan sen misin?

-Başka yapanlarda var ama hepsi benim gibi, anca on-yirmi hayvan bakıyor, diye cevapladı.

-Peki siz bu işi böyle ayrı ayrı yapmak yerine birlikte hareket etseniz, sütü daha yüksek fiyata satıp yemi daha ucuza alamaz mısınız? Üç yüz-beş yüz hayvan potansiyeli, veteriner istihdam etmenizi bile sağlar. Böylece ilaç maliyetiniz ve hayvan ölümleriniz düşmez mi?

-Tabi birlikte hareket etmek kooperatif olmak kârlı olur ama bizim millet bir araya gelmez ki.

-Neden?

-E çekemez kimse birbirini. Fesattır bizim toplumumuz, anlaşamayız. Tatlı komşuyken acı düşman oluruz.

Read more

Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda

Mehmet Emin Durmuş yazdı…

Bilmem izlediniz mi? işaretler filminde papaz olan Mel Gibson kaza mahalline vardığında, eşinin kamyonetle bir ağacın arasına sıkışıp kaldığını öğrenir. Sorun şudur ki eşi iki parçadır ve onu bir arada tutan tek şey yine ona çarpan kamyonettir. Kamyoneti çekmeleri halinde eşi ölecektir. Ama sonsuza kadar da öylece yaşayamaz. Nihayetinde eşi ölür ve bizim Mel dinden imandan çıkar.

Ne zaman bizim mahallenin serencamını seyre dalsam, kendimi Mel amcanın film setinde buluyorum. İktidar kamyonetiyle inanç ağacı arasında sıkışıp kalmışız. Kamyoneti çeksek öleceğiz, çekmesek buna da yaşamak denmez. Nihayetinde dinden imandan çıkmak üzereyiz.

Hoş, inatçılığı iman zanneden çoğu mahalle sakini nevafile devamla kötürümlüğümüzü kutsamaya ara vermiyor. Biri çıkıp iki metre kefenle cenazemizi bari adam gibi kaldıralım dese, ol mahalle sakinlerinin dualı ağızlarına yakışmayan ağır hakaretlerine maruz kalıyor. Bu kişiler kendilerini dava adamı olmakla takdis etmiş olsalar da kamyonun kasasındaki narenciyeleri, tereke kabilinden, üleşme peşinde olduklarını da saklama ihtiyacı duymuyorlar.

Read more

Yasak Elma

Mehmet Emin Durmuş yazdı…

çürüküükükük

‘Çürüdüğünü nasıl anlıyorsun biliyor musun? Gerçekten çürüdüğünü… Meyve sineklerinden, iğrenç küçük meyve sineklerinden’.

(Bohemian Rhapsody Filmi, Freddie Mercury Repliği.)

Bozulma kendiliğindendir. Bir elmayı çürütmek istediğinizde milyon dolarlık yatırımlar yapmanıza gerek yoktur. Onu kendi haline bırakırsanız zaten çürüyecektir. Buradan hareketle entropi yasasına bağlanıp evrenin düzensizliğinden dem vurarak kıyametin kaçınılmazlığını ispatlayıp tecdidi imana bir yol açabiliriz. Bir kıymeti var mı? Daha doğrusu bu menzil bize bir kıymet vaadediyor mu?

Ben aslında elma-armut piyasasından ziyade şu meşum ‘dış güçler’ hakkında düşündüklerimi paylaşmak istiyorum. Zaten elma, Âdem babadan beri cebimizde ve ne kadar çürüdüğü konusunda kahvehane (şimdilerde kafe-sosyal medya oldu) köşelerinde yazıklanıp duruyoruz. Mesela dün on dört şubattı. Hem çürüyen elma bahçemizden hem bahçemizi işgal eden dış güçlerden hem de bu tevafukun ilahi boyutundan konuşabiliriz. Ne faydası olacaksa…

Read more

Asgarî İyilik

Mehmet Emin Durmuş yazdı…

sosyoloji

Sosyolojik kabuller, inanışlar, eğitim vs. gibi pek çok etkenle tanımı farklılık gösterse bile iyiliğin asgari zemini, bilmek anlamak ve tecrübe etmek hususundaki hürriyet olmalıdır. Tanımlar arsındaki ihtilaf ve çatışmalar ortak kabiliyetler üzerinden yargılanmalı, uyum veya birliktelik sağlanamıyorsa her tanım kendini gerçekleştirebileceği ayrı bir alanla sınırlandırılmalıdır. Bu taahhüdümüzden sonra kendi iyilik tanımımızı ifade edebiliriz.

İyilik Tanımımız

Varlığa dair kabullerimiz gerçeklik algımızı oluşturur. Hakikat ise varlığın mutlak kendisidir. İnsan için mutlağa vukufiyet söz konusu olamaz. Zira insan, varlığın mutlak karşılığını, sınırlarını bilmek bir yana varlığın sayısına bile vakıf olmaya kifayetsizdir. Ancak hakikatle gerçeklik arasında bir bağ kurabiliyorsa insan, doğruyla yanlışı ayırabilir.

Read more