Türkiye’de Kırsal ve Kentsel Ailenin Büyüklük, Ekonomik Yapı, Otorite İlişkileri ve Çocuğun Konumu Bakımlarından Karşılaştırılması

Muzaffer İnanç yazdı…köy.jpg

Türkiye’de Cumhuriyet dönemi öncesi aile hakkında bilimsel veriler oluşturulabilecek araştırmalardan söz etmek mümkün değildir. Ampirik nitelikli ve geniş ölçekli sayılabilecek çalışmalar 1960’lı yıllarda başlamıştır (Aktaş, 2015:424).

Yaygın tanımı ile aile, aynı çatı altında yaşayan anne, baba ve çocuklardan oluşan, biyolojik ilişkiler sonucu neslin devamını sağlayan ilk toplumsallığın ortaya çıktığı, ilişkilerin belli kurallara bağlı olduğu, biyolojik, psikolojik, ekonomik, toplumsal, hukuksal ve benzeri yönleri olan kurumdur (Aktaş, 2015:428) Toplumsal yapının farklı etkenlerle çeşitlenmesi ailenin de farklı biçimlere dönüşmesine sebep olmuştur.

Read more

Eğitimcide Olması Gereken Vasıflar

Muzaffer İnanç yazdı…

öğrt

Kusursuz bir insan olmayacağını bilerek yola çıkıyoruz, Eksiklik, noksanlık, hata, unutkanlık vb. zaaflar insanı oluşturuyor. Tüm gayret ve becerilerimize rağmen az veya çok hepimizin pişmanlıkları, yarım kalmışlıkları ve beceremediklerimiz mevcuttur. Kur’an’da 45 âyette yer alan unutkanlık, genel olarak insanın bir zaafı olarak dile getirilmektedir.

Eğitimci/öğretmen olmak her şeyden önce meslek sahibi olma hali değil insan olma halidir. “Aydın olmak için önce insan olmak lazımdır.’’ der Cemil Meriç

Tüm mesleklerde bir takım ortak özellikler mevcuttur, meslekler değişse de bu özellikler değişmez, zira önce insan olma sonra meslek sahibi olma önemlidir. İnsan olmanın, insan kalabilmenin ise ahlaki ve hukuki olmazsa olmazları vardır.

Yalan söylemek insanın kandırılması anlamına geldiği ve insanlar arasındaki güven ilişkilerini zedeleyeceği için her dönemde kötü görülmüş ve men edilmiştir. Dil ile yapılan tüm saldırılar da bu cinstendir, laf sokmak, mahcup etmek, ayıbını çıkarmak, kaş-göz işareti ile küçük düşürme vb. Hakeza kaba kuvvet, darp veya yaralama aynı şekilde toplumlar tarafından yüzyıllardır hoş karşılanmayan davranış şekillerindendir.

Diğer meslek mensupları için gerekmeyen veya olmaması halinde mesleğinde bir eksiklik hissedilmeyecek olan bir çok alışkanlık eğitimciler için elzemdir. Bu geniş alanı kuşatabilmek için Fındıkoğlu‘nun da dediği gibi ‘’eğitimciler maddi ve kültür durumlarını iyileştirmeliler’’. Eğitimci öncelikle bilgiye ulaşabilme alt yapısını hazırlamalı, süreç içinde yakıtı tükenmiş araç gibi tekleme ve zamansız bir yerde durması gibi eğitimi kendinden kaynaklanan sebeplerden dolayı istemeyerek de olsa sabote etmemelidir.

Read more

Ailede Babanın Etkisini Azaltan Faktörler

Muzaffer İnanç yazdı…aileleleleleleleAile görünüş itibarı ile tek parça olsa da aslında parçacıkların uyumlu çalışması sebebi ile bu tek parça algısını meydana getirmektedir. Bu uyum, aile fertlerinin itibar ve değerlerinin örselenmemesine bağlıdır. Ailede babanın etkisini kıran ve işlevini örseleyen belli başlı tehlikeler ve akımlar şunlardır:

Feminist Akımlar

Feminizm akımlarının son yüzyıldaki varlığı aile içi olaylarda olumlu anlamda kendini göstermiş ve özellikle kadınlar açısından birçok kazanıma sebep olmuştur. Fakat kapitalizmin kadınları erkeklere oranla daha büyük bir tüketici kitlesi olarak görmesi ile feminizm kadın hakları kılıfı içinde kadınların daha serbest ve ölçüsüz tüketimine zemin hazırlamıştır.

Ataerkillik kavramsallaştırması ile geleneksel aile yapısını ciddi anlamda eleştiren ve kuramlar üreten feministler, erkek-baba ayırımında dikkatli davranmayarak babalık olgusunun yıpranmasına sebep olmuşlardır.

Read more

Ev-Bark Sahibi Olmak

Muzaffer İnanç yazdı…aileeeeee

Eski Türklerde aile kurmak, ev-bark sahibi olmak olarak nitelendirilirdi. Zira Orhun Anıtlarında bark kelimesi mabet ve mezarlık anlamlarına gelmekteydi, yani evin kutsal ve bereketli veya kasvetli ve hüzünlü bir yer olduğu, bu kelime ile ifade edilirdi.  Bir başka deyişle ‘‘Ev” ailenin dar ve içsel anlamına, ”Bark” ise sosyal ve dışsal anlamına atıfta bulunmaktadır. ”Ev” ile mezarlık veya mabed olma ikilemindeki ayrışmayı detaylıca inceleyelim:

Hz. Muhammed (sav) ”Evlerinizi kabirlere çevirmeyin!” telkininde bulunmaktadır. Evlerin kabirlere benzemesi derken, içinde Allah (cc) adının anılmaması ve namaz gibi ibadetlerden soyutlanmasını kastetmektedir. Demek ki evlerde esen hava, o evi mezarlığa dönüştürebileceği gibi mabet ve kutsal mekânlara da çevirebilmektedir.

Read more

Baba Ve Çocuk Eğitiminin Temel Değerleri

Muzaffer İnanç yazdı…

baba.jpg

Şunu unutmayalım ki, çocuk tek başına yetişmez. Çevremizde şahit olduğumuz bazı baba-çocuk manzaraları bizleri yanıltmamalıdır. Örneğin, baba entelektüel fakat çocuğu ahlak yoksunu veya baba ahlak yoksunu, çocuk ise edep timsali. Kanında olacak dediğinizi duyar gibiyim. Elbette bazı şeyler insanın içinde derinde bir yerde ona özeldir. Buna rağmen onu oradan çıkaracak ve tetikleyecek bir âdemoğluna ihtiyaç vardır.

Baba önce bu tetikleme görevini, sonra da tecrübe ve bilgisiyle yükleme görevini yapacaktır. Sağlam kişiliklerin ve doğru değerlerin bir kısmı fıtratta mevcut iken (baba bunların çıkışını hızlandıracak ve eğitimle belirgin hale getirecektir), kimisi de mesai, yani çalışmak ve öğretmekle (bunlar için de yükleme yapacaktır) oluşturulacaktır.

Çocuk eğitiminin dayandığı beş temel değer vardır. Babaların bunları çok iyi bilmesi ve ona göre davranması şarttır. Bunlar:

Read more