Kategori: Rahmi ŞEYHOĞLU

Asalet Şehrinin Sakinleri: Mevlana

Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Asalet Şehrinin Şifreleri (Meraklısına Lügat Niyetine)  Tecessüs… Her insanda mevcut olan, fakat hayatın basitlikleri ile uğraşmaktan, varlığın maverasını kurcalamaya kadar uzanan enva-i çeşitliliği ile insanların kalite derecelenmesine de sebep olan ulvi meleke ya da beyin kurdu… Bir âlimin kainatın künhünü anlamak…

Yesevi’nin Son Talebesi: Erol Güngör

Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Onun ismini ilk duyduğumda onbeş yaşındaydım. Elimde Necdet Sevinç’in eski gazete yazılarının olduğu  bir kitap vardı. Yetmiş neslinden kitap kurdu bir öğretmen ağabey “Bırak bunları artık, bundan sonra baba kitaplar oku. Erol Güngör’ü oku” demişti. İlk defa ismini duymuştum. Hele okuduğum…

Bu Ülkenin Hikâyesi: Cemil Meriç

Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Benim neslimden olanlar, yani kafa kağıtlarında altmışların son yılları ile yetmişlerin ilk yılları yazılı olanlar, anarşiyi ilkokul sıralarından seyredip seksenli yılların güdük ve felsefesiz liberalizm havasını yaşayanlar talihsiz nesiller silsilesinin son halkasıdır. Bizler, ahlakçı nasihatlerle ve hayat felsefesi idealizm düsturları üzerine…

Roman Gibi Bir Romancı: Peyami Safa

Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Tabula Rasa… İnsan beyninin doğumda “boş bir levha” olduğu anlayışını ifade eden bir terim. Yani insanın doğuştan öğrenmeye muhtaç olduğu anlayışı. Her şeyi ama her şeyi öğrenmek. Çocukken hafızamıza yerleşen sesler ve görüntüler yetmiş sene sonra dahi hatırlanırmış. Yaş ilerleyince akşam…

Mahallenin Çocukları

Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Ünlü şehirlerde ünsüz gezdiler Bazen de bir sessiz köye geldiler. ………………………………….. Din-ü devlet ile mülk-ü millete Asi olmadılar uya geldiler. Dilaver Cebeci Eskiden mahalleler vardı. Kocaman bir aile gibi kalabalık ve geniş; ruhun, değerlerin ve insanların oturduğu, herkesin bir adının ya…

Bir İdealistin Not Defterinden

Kırgın Günce …   Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Kasım 2014 Ölenin arkasında bıraktığı eşyalar. Ben onları hep suçluluk ve hüzün bürünmüş bir halde gördüm ya da hissettim. Geride kalanlar… Süleyman Nazif öldüğünde başucundaki dolapta çürümüş iki tane armut çıkmış. Rahmetli, armudu tıpkı Âkif gibi çok severmiş….

Bir İdealistin Not Defterinden

Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Kelimeler… Kelimelerde her şey ne kadar kolay ve her şey ne kadar basit. “On yıl sokaklarda süründü” cümlesindeki on yılın her dakikasını ve hatta her saniyesini sadece çeken bilir. Dinleyen, sokaklarda on yıl süründü cümlesi ile onun acısına üzülebilir ve hatta…

Kırgın Günce…

Rahmi Şeyhoğlu yazdı… Aralık 2015 -Anlamıyorlar. Ben yoruldum sadece. Kendi kendimle yarışmaktan ve gerçeklerimi hayallerime benzetmeye çalışmaktan yoruldum. İnanmaktan yoruldum. Anlamaya çalışmaktan yoruldum. Ve artık susmaktan yoruldum. Kendi kendimle konuşmaktan yoruldum. -Konuş sende, hep içine kapanıyorsun. -Konuşmak mı? Bulamıyorum, insanlarla ortak bir dil bulamıyorum….

%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi: