Kategori: Sabriye CEMBOLUK

Ana Kalbi

Sabriye Cemboluk yazdı… Bugün anneler günü. Ben böyle günler için bol akçeli hediyeler ve abartılı kutlamalar isteyenlerden değilim. Onun için bu hikâyeyi de sadece yürekten seçtim. Çok eski zamanlarda, dul bir ananın bir tanecik oğlu varmış. Kadıncağız kocası ölünce bir daha hiç evlenmemiş. Çalışmış…

Ana Babamla Siz Nasıl Tanıştınız?

Sabriye Cemboluk yazdı… Memlekete izne gittiğimde aldım anamı karşıma, sordum:  -Ana kız, siz babamla nasıl tanıştınız? – Tövbe de gızım. Bizim zamanımızda tanış olmak yoktu. Onun anası beni, benim anam da onu görmüş beğenmiş. Bi gece, seni verdim dedi. Misafirler geldi, söz kesildi. Kime…

Bir Dal Erguvan

Sabriye Cemboluk yazdı…Bundan çok yıllar önceydi. Erken başlayan kronik hastalığım nedeniyle, Baden Baden şehrindeki bir klinikte tedavi görüyordum. Orada benden 15 yaş kadar büyük olan bir hemşehrimle tanışmıştım. Klinik hastane gibi değildi ve hastalar çıkıp dolaşabiliyorlardı. Tek başıma kaldığım odamın kapısı çalınınca açtım. Hemşerim…

Hüzünlü Bir Aşk Hikâyesi

Sabriye Cemboluk yazdı… Ben gene biraz eskiye dönüp, anneannemin ve ondan daha büyük hanımların sohbetlerinde anlattıkları, efsane gibi bir aşk hikâyesini sizinle paylaşmak istiyorum. Rumeli, Trakya ve Balkan halkları çalıp söylemeyi de, oynamayı da çok severler. İşte bu bölgelerden birinde çok güzel keman çalıp,…

Nefsinin Hâkimi Ol

Sabriye Cemboluk yazdı… Rivayet odur ki, günlerden bir gün, Baş Melek Yaradan’ın karşısına çıkıp, bir serzenişte bulunmuş: “Ey Rabbim, bizi Nurdan yarattın ama çamurdan yarattığın insanı bizden üstün tutuyorsun. Bunun sebebini anlayamıyorum” demiş. Yaradan dinlemiş ve cevap vermiş: “Ben insanı çamurdan yarattım ama onun…

Cömertlik

Sabriye Cemboluk yazdı… Eskiden cömertlik diye bir kavram vardı. El açana değil, daha çok el açmayana yardım etmek gerekir denirdi. Zaten ihtiyacı olmayanlar da asla yardım kabul etmezler, kendi kendilerine, bir lokma bir hırka da olsa yeten insanlar, yardımı hakaret sayar ve üzülürlerdi. Onun…

Portakal Kokulu Kış Akşamları…

Sabriye Cemboluk yazdı… Ben kızanken kışın hava kararınca sokaktan bozacılar geçerdi. Evler tek, en çok iki katlı olduğu için, kimi camdan kimi kapıdan alırdı bozayı. Pencereler perdeler aralanıp, uzanan başlar bozacı diye seslenirdi. Bozacı kendisine uzatılan kalaylı bakır taslara veya bembeyaz emaye kâselere bozasını…

Naylon Ayakkabılardan Plastik Denizlerine…

Sabriye Cemboluk yazdı… Türkiye’nin ilk defa plastik eşyalarla tanışması ve ülkenin bu gün bir plastik denizine dönüşmesi arasında öyle çok uzun yıllar olduğunu sanmıyorum. Galiba 50’li yıllarda ilk kez çocuklar için naylon ayakkabılar çıkmıştı. Hem ucuz, hem dayanıklı hem de yıkanabilen bu yeni tür…

%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi:
%d blogcu bunu beğendi: