15 Temmuz’da Hatırlananlar

Sevim Korkmaz yazdı…

Lise sonda dershanelerine gittim. İmam Hatipten bir arkadaşımla beraber, bir hafta yatılı kaldık. Bizi neden sevmediklerini bir türlü anlayamamıştım o zamanlar. Biz namazımızı kılar tesbihata kalmaz kantine kaçardık çünkü… Puanlar belli oldu. İmam Hatip Lisesinde çok sevdiğimiz meslek dersleri, Arapça aşkıyla ilahiyat okumada kararlıyız bir grup arkadaşımla. Tercih yapıyoruz, ilk tercihimiz hepimizin Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Ablalar kıyameti kopardı. “Bu puanlarla hukuk okuyun, sübhaneke mi öğreneceksiniz çocuklara, yazık etmeyin kendinize…” Nerden bilirdik, maksatları başkaymış… Mezun olduk, devlet bizi almıyor. Kolejde, vakıf ve gerçekten hizmet için, onların yarı fiyatına çocuk okutan bir kolejde başladım öğretmenliğe. Okulları bize yakındı muhit olarak. Şunu hiç unutmam, yedi sene vakıf zihniyeti ile burslu okuttuğumuz en başarılı çocukları, sekizinci sınıfta alıp, bir sene okutup, sanki kendi başarılarıymış gibi çarşaf çarşaf asarlardı…

Read more

Aşk, Hayatın Özü…

Sevim Korkmaz yazdı…

Mayalanma, öz tutma, hayatın kıvamını yakalama, sonra bu özün tüm ruhunu ve dâhi bedenini sarıp sarmalamasıdır aşk. Buraya kadar kadın ve erkekte aynı şekilde seyreder belki de bundan sonra kadında akademik ve mantıklı düşünmeyi harab ederken, erkekte güçlü ve muktedir olmayı harab eder en çok.

Kadınlar kendileri için demlenen bir gönlü, mayalanan bir ruhu mutlaka hisseder. Kabul edemedikleri, beraber mayalanma, öz tutma arzularının erkekler tarafından göz ardı edilmesidir. Erkek, maşukuna sırtını dönüp mağarasında gölgelerin gerçek mi ide mi olduğunu düşünedursun, kadın mağaranın kapısında duvardaki figürleri yaratandır. Ve tek istediği erkeğin yüzünü gölgesine değil gerçeğine dönmesidir.

Read more

Hafız Dedem…

Sevim Korkmaz yazdı…dedeler.jpg

Dedem hafız Allah uzun ömürler versin, 85 yaşında. Annemin dedesi “altı ok” bizim için önemli derdi hatırlıyorum… Rahmetli Erbakan için övgüyle bahsederken babam, “genç delikanlı, deyip sabırla dinler yorum yapmaz, babam odadan çıkınca, anneme döner, kızım, altı ok, halk partisine oy verdim ben ömrümce” derdi. İmam Hatipte okuduğumuz için biz torunlarından hep övgüyle bahsederdi…

Siyaset henüz pişmiş aşımıza su katmamıştı o günlerde… Yüreğindeki okuma aşkı ile, köyümü öğretmenlikle şereflendirmiş diye el üstünde tuttuğu ilkokul öğretmenini unutamayanlardandır annem…

Read more

Alışveriş ve Yaşam; Din ve Mitoloji

Sevim Korkmaz yazdı…avmAlışveriş ve yaşam merkezi(AVM)…

İnsanlara alışveriş olmazsa yaşamanın bir anlamı yok, yaşam kadar önemli bir olgu alışveriş demenin kısacası AVM.. Yoksa neden aynı cümlede geçsin ki!… Paran yoksa burada senin için yaşam kaynağı olacak hiçbir şey yok. Lavabo ihtiyacını karşılamak, abdest alıp, namaz kılmak istersen bunlar bedava. Önceleri mescit yoktu şimdi var. Tesettür mağazası yoktu, hepsi açmışlar. Kışın evden çıkınca gidecek, gezecek yer ihtiyacı olmasa, ayak basasım yok oralara.

Read more

Daha Bayram Olmadı Ki!…

Sevim Korkmaz yazdı…bayram.jpgDaha bayram olmadı ki, 
Daha tüm köyün çocukları sabah namazı bayramlıklarımızı giyip köy meydanında toplanmadık.

Kapı kapı dolaşıp el öpüp şeker toplamadık henüz. 
Eve gelip dedemizin elini öpmek için sıra tutmadık. 
Oturmadık hep beraber çay kaşığı sesiyle yıkılan sofraya. 
Gün boyu envai çeşit kolonya kokmadık. 
Şekerleri saklamadı daha babaannem yerini her yıl değiştirdiği her yıl bulduğumuz sergenlere. 
Bayram bunlarla başlardı, bunlarda kaldı…
Mutlu bayramlar…

Sevim Korkmaz

Değişen Şartlar, Değişmeyen Mağduriyetler…

Sevim Korkmaz yazdı…

ankara

Bugün buradan geçerken durdum ve geçmişi hatırladım. Ales(O zamanlar adı “Les” idi) başvuru formu için gitmiştim yıllar önce. Bu kapıdan içeri alınmadım. Başörtülü olduğum için. Ben bu fakültede öğrenci değilim, sadece form alıp çıkacağım dedim ama nafile… Ağlamaya başladım. Beni o halde gören bir delikanlı, lütfen üzülmeyin, paranızı verin ben alayım demişti. Şimdi bunu anlatsam mağdur edebiyatı yapan, eskinin mağduru şimdinin mağruru vb. olurum… Yine de paylaşmak istedim…

Yaşadıklarımızı anlatmak bile kınanıyor. Uzun zamandır bu konuda konuşamadığımı fark ettim. Ama bugün burdan geçerken herşey canlandı gözümde. O zaman da siyasete alet edildik şimdi de susmak ayrı dert konuşamamak ayrı…

Read more

Ve Diri Diri Topluma Gömülen Kadına Sorulduğunda…

Sevim Korkmaz yazdı…

kadın

Peygamber zamanında eşinden ayrılmış mağdur kadınlar yoktu. Çünkü boşanan kadın iddet bekledikten sonra başka bir erkekle nikahlanırdı genellikle. Nikah bir yerde sosyal güvence gibiydi. Çokeşlilik hâkimdi. Dolayısıyla kimsesiz, düşkün, karnını doyurmak için bedenini satmak zorunda kalan kadınlar yoktu. Gelelim günümüze, boşanan ve bir işi olan yada ailesi zengin kadınlar için sorun yok. Ama işsiz, ailesi fakir kadınlar hele bir de anne ise erkekler tarafından evlilik için tercih edilmezler genellikle. Çocuğu varsa ve küçükse ayrılmak istemez hiçbir anne evladından. Yeni bir düzen kurana dek desteğe ihtiyacı vardır. Nafaka da bu yüzden gerekli görülmüştür kadın ve çocukları için. Mevcut yasal düzenlemeler bu şekilde. Bu uygulamaları İslama uygun bulmayanlara göre, olması gerekenler şöyledir:

-Nafaka iddet müddetincedir. Bu süre bitince kadın evlenemezse ailesi bakmalı ailesi bakamıyorsa, kimsesi yoksa devlet sorumludur bu kadınlardan.

Read more