Zihnî Şiddet Mağduru Kadın: Kültürel Algının Dini Algıya(!) Dönüşmesi

Tuğba Günal yazdı…

Kadın için doğru bir konum belirlemek; öncelikli olarak varlığın hangi zeminde ele alındığını tespit etmek, sonrasında ise bu varlık zemini içerisinde kadının mahiyetini tartışmaya açmakla mümkündür. Dolayısıyla meseleye yaratma konusundan başlamak gerekmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de “yaratma”nın temeline konulan fiilleri incelediğimizde; bir değer ortaya koyma ilkesinin somutlaştığı ilk yaratma/yok iken varlığa çıkarma anlamına gelen “ibdâ‘”; hem yaratılan varlığın hem de bu varlığın meydana getirmesi beklenen eylemlerin gelişmeye dönük olması anlamını içeren “inşâ”; meydana getirilen varlığın hem şekilsel özellikler açısından hem de iç donanım açısından kâmil bir düzenlemeye sahip olmasını ifade eden “tesviye” ve ahirette insanın eylemlerinin sorumluluğunu taşımasına imkân verecek bir yapıya sahip olacağını ifade eden “i‘âde” kavramlarıyla karşılaşmaktayız.

Read more

Mâtürîdî Çalıştayının Ardından …

Tuğba Günal’ın geçen yıl düzenlenmiş olan Kayıp Aydınlanmanın İzinde: Uluslararası İmam Mâtürîdî Çalıştayı ile ilgili yazısını Mâtürîdî’yi hatırlamak için yeniden yayınlıyoruz.

maturdi.jpg

Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı tarafından düzenlenen Kayıp Aydınlanmanın İzinde: Uluslararası İmam Mâtürîdî Çalıştayı, 25-27 Ekim 2018 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmişti. Akademik seviyesi ve üslubu oldukça yüksek olan bu çalıştaya, yurt içi ve dışından Mâtürîdî çalışmaları konusunda uzman birçok ilim insanı katılmıştı. Üç gün süren çalıştay, bize bir kez daha göstermiştir ki bir zihin ve medeniyet inşası, ancak ilim üzerinden gerçekleşebilir. Bu inşanın dayandığı temel ise işlevsel akıldır.

Read more

Hüzne Başkaldırı: Kindî ve Risâle Fî Def‘il Ahzân

Tuğba Günal yazdı…

hüzünnnnn.jpg

Hayatın zorlu şartları karşısında, bazen güneşimizi kararttığımız, okyanusun sesine sağır kesildiğimiz zamanlarımız olur… Acılar, sıkıntılar, mücadele etmemiz gereken imtihanlar; belimizi büker… Omuzlarımız dik duruşunu bir süreliğine askıya alır… Bir arayış, bir kıvranış göstergesi olarak gözlerimiz hep ufka odaklıdır… Hüzün ise böyle zamanların baş misafiridir…

Read more

Hüseyin Atay’ın “Ben” Adlı Eserine Dair…

Tuğba Günal yazdı…

hüsssssss.jpg

Hem bir birey olarak insan hem de toplumlar, kendilerinden önceki tarihî mirasın olumlu ya da olumsuz eklerini, zorunlu olarak beraberlerinde taşımaktadırlar. Bu miras; kimi zaman hazır bulunmuş sağlam bir zemin, kimi zaman ise aşılması gereken zararlı bir yük demektir. Bu anlamda Hüseyin ATAY, geçmişin birikimini yok saymamakla birlikte, onun zararlı bir yüke dönüşmemesi için mutlaka eleştiri süzgecinden geçirilmesi gerektiğini söylemekte; bunun da ötesinde, Müslümanların içinde bulundukları olumsuz hâlin sebebini; düşünme, sorgulama, eleştirme ve temyîzden uzak kalmaya bağlamaktadır. Ona göre bu uzak kalış, taklit üzere eylemde bulunmayı, ‘geçerli doğru’ seviyesine taşıması sebebiyle İslam dininin iki kaynağı olan akıl ve Kur’ân’ın değersizleştirilmesi; yani “Ben”in eğitilememesi sonucunu doğurmuştur.

Read more